Kendisi açken komşusuna kitaplar, çiçekler, şekerler gönderen koca yürekli adam Makar Devuşkin. Düşündüm böyle kimseler kaldı mı hayatta hala, ya da belki o zaman da yoktu ama olmasını dilediği için böyle yazdı Dostoyevski. Tıpkı Palto'nun kahramanına kendi dilediğince bir son hayal ettiği gibi.

İçim acıdı, hayal etmeye çalıştım parasızlıktan kolları yırtık ceketle, tabanı kopuk ayakkabıyla onca yolu yürümesini, üç kuruşçuk için neredeyse dilenmesini.. Üşümesini, aç kalmasını, utanç duymasını... Utanması da aslında fakirlikten değil de fakir olduğu için insan yerine konmamasındandı, küçümsenip, aşağılanmasındandı; bundan dolayı Ekselansları elini öptürmeyip, onunla tokalaştığında bütün ızdırabı silinivermişti sanki.