Sigaramdan bir nefes aldım. Dumanı olabildiğince ileriye doğru üfledim ve gözlerimi kapattım. Gitmek istediğim yerlere gittim. Gökkuşaklarının altından yürüdüm, uçsuz bucaksız dağların yamaçlarında uyudum. Turuncuya boyanmış ormanlarda bir patika bulup yaprak hışırtılarını dinledim. Gidebildiğim kadar uzaklara gittim. Mutlu olacağımı sandığım neresi varsa oradaydım. İçimden bir ses sürekli " evet burası olmak istediğin yer " dese de, evim, mahallem, şehrim aklımda hep anavatanımdı. Yuvamdı. Gurbet gibiydi. Gözlerimi açtım. Coğrafya gerçekten kadermiş. İbn-i Haldun'a küfür ettim. Sanki bu tanımlamayı yapmamış olsa daha özgür olacakmışım gibi. Ya bende yada kaderde bir problem var. Haldun tamamen haklı.