Hani oturduğunda ayaklarından birinin topuğunu birazcık havaya kaldırırsın ve yukarı aşağı bacağını sallarsın ya. Düşünmezsin bile. Kafanın içinden geçenleri tarif etmenin imkanı yoktur. Masanın üzerinde duran kül tabağına bakarsın. İçinde daha yeni söndürdüğün sigaranın dumanı savrularak tütüyordur. Zaman durmuş, odaklandığın tek şey sallanan ayağındır. Nedenini bilemezsin. Sadece tekrar edersin. Sonra bir şarkı çalmaya başlar. "Eureka!" Ayağın birden durur. Hayata dönmüşsündür. Başarısız olacağını bilsen bile o çok düşündüğün şeyleri gerçekleştirmek için ayağa kalkarsın. Sana bunu yaptıran o şarkı sürdüğü sürece başarısızlığın da, imkansızlığın da önemsiz olduğunu düşünürsün. Yanılırsın. Yanılmanın güzelliğine ve bir de şarkıların gücüne hayran olarak...