Manzarasına bomboş bakışlarınızı kattığınız herhangi boşverilmiş akşamınızda, hayal kurmak denilen ulaşılmaz rüyalarınızı düşünen insanlar olmadığınıza kasten dillendirmek gerekirse düşüncelerimi;
Nefesinizi hiç alışmadığınız, dudaklarınızı hiç hiç gülmediğiniz yahut öpüşmediğiniz bir dünyaya soluyarak tanıştırmak, insan olmakla ilgili hangi yanlışlarınızı düşünmeye mecbur bırakır ? Kendinizi tanıyacak tanıdıklar arayacak kadar utanır mısınız bilemem. . .
Sonuç olarak insan beyni bir rüyayı iki kere göstermez. O bilet sadece sabaha kadar bedavadır. Orjinal dünayadan aldığımız nefeslere başkaları olarak yorulmak, göğsünüz içinde atan kalpten, kafatasınız içindeki beyne kadar yalandır.
Aklınızın '' sadece '' dünyasına kaç başka yaşayanlı küsmeler kustunuz ? Kime neden, ne kadar sövdüm de faydası oldu tartınız doğdu mu hiç hayatınızda ?Yeme içme ihtiyaçları dışında nelere daha çok acıktı beyinleriniz ? doydunuz mu ?
Hiçkimseyi ilgilendirmeyen, kendi kendine gülmek tiyatronuzda, zamana emanetiniz güvenine ölen sabır dolu bekleyişlerinize kim geldi ? Tabiki gelmedi hiçkimse. Gelmeyeceğinin de çok önceden farkındayızdır çok kez. Verdiği kararların hiç tanımadığı insanlara kendini bir nebze de olsa tanıttığının farkında olmalı insan. Çok bilmiş dünyamıza öğretmen olduğumuz günlerin yüzünü kara çıkarmadan doğmalı günaydınlarımız. GÜNAYDIN. . .