Kolum kanadım kırıldı dün. Neymiş, ben onu her gün bekletiyormuşum. Yemek getirmek ve işleri halletmek için bekletiyordum. Dün delinin evinin oraya götürdü beni. Yatağı bırakacağım yurduna git sen dedi. Bende, benim için rahatını bozma tamam giderim dedim. Beni bıraktı. Sarılıp vedalaşmadık. Ve saatler oldu konuşmadık. Son duyduğum kelimeleri yine bana ettiği hakaretlerdi.

Dün, kankam Melda ile Kahve Kasrı'na gidip birer bardak bira içtik. Onun da sevgilisiyle sorunları vardı.

Oradan sonra dostum Ebubekir ile görüştüm. Onla da bira içtik. Hatta sevdiğim sigaradan almıştı içtim. En son bana İtimat'tan mercimek çorbası söyledi. Furkan'la hep içtiğimizdendi o. Boğazım düğümlendi.

Çevremdeki herkes hep o seni hak etmiyor diyordu. Ben dün, sevilmediğimi anladım. Daha dünden önceki gece kollarında uyuyordum.

Gece uyumadan gördüğüm son yüz, sabah uyanır uyanmaz gördüğüm ilk yüz oydu. Ama dün yurdumda, yalnız uyudum.

Gitmek isteyen için bahane çoktur. O benden hiç gitmemişti. Böyle bahaneyle gitmesi koydu.
Sanırım biz bitiyoruz.

Bende bitik haldeyim. Odam dağınık. Saçım başım da.

Canım yemek istemiyor. Tek istediğim sigara içmek..

Dün, suç ortağım bana moral veriyordu. Evet, yine bir kriz anında yanımdaydı. Keşke aynı şehirde olsaydık yine. Buralara gelebilse keşke yine..

Neyse bu şarkı O'na gelsin..