Bulunduğumuz mekanları değerli kılan elbetteki bizleriz. Kendimizi eleştirilemez, ulaşılamaz, yazıları analiz edilemez red edilemez kılarsak yine biz kaybederiz.

Bizler diyalektik bir anlayış ile yol almak durumundayız. Yeri gelir han olur yeri gelir hancı oluruz, yeri gelir kalem olur yazarız yeri gelir kağıt olur boyun eğer dinleriz, ama her halukarda birbirimizi anlamak, birbirimize bişeyler katmakla mesulüz...

Birbirimize karşı hakkı ve sabrı tavsiye, iyi olanı emr - kötü olandanda alıkoyma, Nasihatleşme sorumluluğumuz var, bunu asla unutmamalıyız...

Bizi biz yapan insani değerleri el üstünde tutmalıyız... Bizi biz yapan değerlere sırtımızı döndüğümüz an hangi zaman ve mekan olursa olsun bu bizi geriletir, o mekanları ve zamanı israf ettirir bize...

Sohbetimize eğitim sistemi ile devam edelim mi üstad...

Türkiyede eğitim sistemini nasıl bulıyorsun?
Eksiklerimiz neler sence?
Yeteneklerine göre insan eğitimini nezaman önceleyeceğiz sence?
Üniversitelerimiz nezaman teorik değil pratik te iş yapacak mezunlar verecektir?

Şimdilik bunlarla başlayalım üstad...

Yüreğine kalrmine sağlık üstad inşallah seni çok yormuyorumdur...


Bilgi - İnanç - Eylem