....


O halde ilk sorumuz “terörizm” nedir? Fransız Devrimi sırasında Kamu Güvenliği Komitesinde yer alan Jakobenler kendilerini “terörist” olarak tanıtıyorlardı. Bununla iç ve dış tehditlere karşı siyasi ve hukuki iktidarı iç içe geçirerek süratle temyizi olmayan önlemler almayı, yani cumhuriyetçi inanca yönelecek tehditlerle başa çıkmak için ölüm ve idam dâhil her türlü cezalandırmayı yapabilecek bir mekanizma kurmayı hedefliyorlardı. Terörist olmak devrimci olmaktı. Fakat Nazi karşıtı direnişçiler de Almanya’da “terörist” ilan ediliyordu. Nazi karşıtı olmak terörist olmaktı. 1954-1962 yılları arasında Cezayir’de FLN yurtseverleri Fransa için “terörist”ti. İsrail için Filistinli savaşçılar “terörist”, Ruslar için Çeçen direnişçiler “terörist”. Nihayet 11 Eylül konseptinde Bush ve onun köleleştirilmiş milliyetçi kamuoyu açısından Amerikalıların mal ve canlarına kasteden herkes “terörist”. Şunu kesinlikle belirtmeliyiz ki; “terörist” semantik evrimi neticesinde geldiği noktada, günümüzde kesinlikle bir propaganda terimidir. Yansız değildir. Bütün siyasi durumları, nedenlerini ve sonuçlarını her türlü akılcı muhakemeden muaf kılar. Badiou ne kadar haklı? Kimin “teröristi”, kim “terörist”?

....

Bilgi - İnanç - Eylem