Fransızlara göre Kur’an’ın dili olan Arapçanın İslam’dan soyutlanması gerekiyordu ki, Fransız kültürü ve hukuk sistemi İslami geleneklerin ve hükümlerin yerine ikame edilebilsin. Müslümanlar için namaz, oruç gibi ibadetler yeterli olmalıydı ve Kur’an’ın anlaşılmadan okunması da gayet doğal sayılmalıydı. Çünkü Katolik Kilisesinin vaftiz ayinlerinde okunan metinler de kilise mensuplarının anlamadığı İbranice ve Latince metinlerdi.

Alçaklığın evrensel tarihi bu psikoloji ile yaratıldı. Bugün ise 300 katrilyon dolara yaklaşan dünya gelirlerinin paylaşımında %1’lik müreffeh mele mütref takımı gelirin %50’sine sahipken, %99’luk insan kitlesi gelirin geri kalan %50’si ile idare etmek zorundadır. O halde coğrafyamızın ve genelde vahyin muhatabı olan bütün insanlığın yüz yüze kaldığı durumu, koparılan gürültünün ne anlama geldiğini anlamak, Afrika’dan Hint kıtasına, Afganistan’dan Irak, Suriye ve Filistin’e, Türkistan’dan Tunus’a kadar devam eden saldırılar ve bunlar karşısında gösterilen direnişi doğru okuyabilmek için tarih, toplum ve siyaset değerlendirmesine her zamankinden daha çok muhtacız.

Bilgi - İnanç - Eylem