Aslında soru güzel ama eksik "Bana göre" "İnsan neden sever ?" sorusu daha fit düşüyor.

Hadi toplaşın canlarım sizi başımdan geçen bir hikaye ile beyin fırtınama götüreyim :

Bundan 5 sene evvel bir gün ameliyat olmam gerekiyordu. Tabi ameliyattan tırsıyorum. Kafamda böyle filmlerdeki gibi paranoya oluşturacak kadar "nasıl olacak, nasıl olacak, yarın nasıl olacak" gibi tekrarlar zinciri dolaşıyor. O gün böyle sanki dünya başıma yıkılmış gibi yarını bekliyorum. Gece oldu uyuyamadım. Bir sağa dönüyorum bir sola dönüyorum, cıks uyku gelmiyor. Dışarı çıktım hava alayım diye, o gece bir kızla tanıştım. Şimdi siz soracaksınız "aile, arkadaşlar filan niye yok ? " ee tabi mantıklı sorular bunlar, yalnızım yani birde o psikolojiyi düşünün. Sebep, tüm bu sosyal kitlemden bir seyahatten dolayı "çoooooook uzaklarda" olmam ve durumun acil olması. Kızla uzun uzaya sohbet ettik. İşte ben durumu anlattım o bana biraz acıdı moral vermeyi başladı. Sürekli kafamı dağıtmak için konu açtı derken sabah oldu.

Neyse hikaye uzun ben zıplaya zıplaya geçiyorum ara sahneleri. Ameliyat oldu bitti filan ben bu kıza haber verdim, biraz daha konuştuk ettik derken bir baktım ne göreyim ? "Abi sebepsiz yere gülümsüyorum, müzikler daha bir tatlı geliyor filan" "İçimden eyvah ben bu kıza kapıldım galiba" dedim.

Buraya kadar olan bölümden çıkarmamız gereken sonuç şu : "Ben bir ihtiyaç durumundayım, karşımda ihtiyacımı karşılayan ve ya karşılamaya çalışan bir karşı cins var."

Bu ihtiyaç kısmına vurgu olarak: Bunu, ihtiyacınız neyse onunla doldurabilirsiniz. Duygusal, fiziksel, maddi vesaire işte.

Neyse aramızda bir ilişki başladı uzunca bir süre sürdü ve bitti. Bittikten sonra ben kendi içimde bir kritik yapıyorum: ben bu kızı niye sevdim ki, şimdi niye bitti ?

"Fark ettim ki: aslında aradaki elektriklenme-hoşlanma (bana göre aynı) denen şey sizin o an duyduğunuz ihtiyaç, yoksunluk ya da adını her ne koyuyorsanız o."

Şimdi bana bunu nereden çıkardın diyeceksiniz. Şöyle düşünüyorum: bu satırları yazarken gözümün önüne bir sürü güzel kız figürü koyuyorum. Bazılarına baktığım zaman aklımda beliren düşünce şu " Aaa güzel kızmış, umarım ömrü de kendi kadar güzel olur." Bitti o kadar, duygusal bir yakınlık yok. Yani illa sizinde başınıza gelmiştir. Baktığınız bir erkek ya da kadın çok güzel gözükmüştür size ama duygusal olarak içinizde bir şey belirmemiştir, çünkü sizi tamamlayan bir şeyi yoktur sadece güzeldir.

Kimisi karşısındakinde fiziksel güzellik arar çünkü herkes kendi gibidir, en azından "kendinden ve çevresinden güzel olanı seçme" fikri tatmin ve mutluluk verir. Kimisi "duygusal yardım" beklentisini karşılayana daha çok meyil eder ve bu onu mutlu eder.

Tabi aradaki bu ilişki, bağlantı vesaire geliştikçe adını sıkça duyduğumuz "mutluluk hormonu" denilen arkadaş piyasaya çıkar vücutta ve olanı daha güzel gösterme gibi yan etkilerle gelir. Yani çikolata yiyen bir insan "yine aynı günü yaşarken" gün birden daha güzel bir hal almaya başlar gibi gibi. Çikolata klişe örnektir ama ne yapalım yani parfümde aynı işi görür güzel kokuyla azıcık düşünün arkadaş Sizi tetikleyen bir şey olmuştur mutlaka. Hani aynı anı farklı günlerde rutin olarak yaşıyorsunuz ama o tetikleyici faktör devreye girince (işte dedik parfüm, çikolata ya da neyse) o an sanki diğer anlardan kopup sizi başka bir yerdeymiş, başka biriymişsiniz, ... gibi hissetmenize sebep oluyor.

Aradaki; duvarlar zaman içerisinde alçalmaya başlayınca, yeni şeyler ve yönleri keşfetme bittikçe, yani işte anladınız her şey rutine bindikçe o hormon salgısını azaltır. Günde 5 saat telefon konuşması zaman içerisinde "İyi tamam kapat ben seni ararım birazdan'a" geldiyse aradan baya bir duygu gitmiş olabilir bakmak lazım.

Tabi bunlar "kendi düşüncelerim". Kendime sorup, kendim cevapladığım şeyler. Bir araştırma değildir. Herkes aynı şeyleri hissetmez ve aynı şekilde düşünmez. Psikoloji bilimi ile uğraşan abilerin, ablaların bu konu hakkında binlerce makalesi vardır. Girin bir science motoruna ve arama yapın illaki bulursunuz.


Yazıyı güzel bir şarkı ile kapatalım

Ben hiç bilmem
Bu işlerden anlayanlar çok
Kafanı yorma, aşk meşk yok!