Aife Nickli Üyeden Alıntı
Madem 5 duyumuz yetersiz, o halde kalp gözümüzün de biraz ona sarılabilmemiz için donanımlı olması gerekirdi. Genlerimizde, bazı hastalıklara veya karakter yapısına sahip bir şekilde doğup ve alnımızda yazılı kaderler(!)
her ne kadar irademiz olsa bile gideceğimiz yol belirliyken bizdeki kalp gözünü açma ve Allah' yaklaşma çabası kapalı bir alandan dışarı çıkmaya çalışan çekirgenin defalarca cama çarpıp hüsrana uğraması gibi olmaz mı?

Bende bazen inanmayı çok istiyorum. Hislerim kuvvetli bunun temeli ne neden bazen gördüğüm rüyalar gerçek oluyor ya da hislerim neden beni yanıltmıyor bilmiyorum. Bazen dua ediyorum, sonra uzun zaman anmıyorum bile.

İçimde bir boşluk hissedip duruyorum/z o halde o boşluğu doldurabilmek için bir yetide verilmesi gerekirdi. " ..Ben seni eli ayağı düzgün yarattım. (Tabi bazı engelleri olanlara siz de onlara rağmen çabalayıverin canım ..) Bir zahmet çabalayın, kalp gözünüzü açın ben sizi kucaklarım mı diyor tanrı?

Yazının başlarına çok katıldım ama sonra maalesef kafamda yukardaki sorulara sebep oldu.
insanlar bir meslek sahibi olmak için yıllarını harcıyor az sonrada hepsini bırakıp göçüyor. sonsuzun kapısı bu kadar kolay açılır mı? ne kadar çaba harcıyoruz? ama bunun için önce inanmak lazım. inandıktan sonra Allah ne diyor o cam nasıl açılır öğrenmek ona göre bir yol izlemek lazım.

hislerini inanman için bir işaret kabul edebilirsin. ama tam bir idraktan sonra inanıcam diyorsan. en büyük idrak idrak edemeyeceğini idrak etmektir sözü aklıma gelir. ama belli bir yol alınca bulutlar kalkar. Allah ta yok olana kadar yolu var bunun.

ilk önce inan diyor. sonrada inancına göre yaşa diyor. bunları yaptığında yeni bir dünya açılır. ama imtihanda olduğumuzu unutmayalım, soru her zaman sorulur.