Günler evde, virüsün bize de bulaşıp bulaşmayacağı tedirginliğiyle geçerken,
Bir yandan da kafamda bir sürü soru cevabını arıyor;
"Bugünlerin zeminini hazırlayan, dünyada ki kötülükler mi?", "Kurunun yanında yaş da yanar mı?"
"Sevdiklerimize bir şey şey olur mu?" gibi soruların vehameti içerisindeyim.

Virüsler tüm dünyaya yayılmışken, fark ettiğim bir şey var;
Hani diyorlar ya, deprem değil panik öldürür diye...
Bence virüsü atlatmak için de stres ve panikten uzak olmak şart. Stres bağışıklığın birinci düşmanı.
Kanser hastalarında bile bu böyle.

Muhtemel olarak bir çoğumuz bu virüsü direk yada dolaylı yollarla kapma adayıyız. Kaptığımız vakit endişeden uzak olunması gerektiği konusunda bilincimi telkin etmeye çalışıyorum. Çünkü tüm dünya kronik olarak "korku ve panik bozukluğu" hastalığına yakalanmak üzere, bu net !

~~~