Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. "Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

- Şemsi Tebrizi
Ne zamandır bu cümlenin doğruluğu sarıyor her yanımı.
Hayatım da tüm bildiğim ezberlerin, doğruların bozulduğu günden beri, hayatımın altının üstünden daha iyi olduğunu bende düşünmüyor değilim.

Ve hayat sizi alıp bir yerden, başka bir yere koyup, buradan devam et diyor.
Zaten yaşadıklarınıza sabrettiğiniz nokta da, diliniz Lâl olduğunda, hayat sizin yerinize intikamınızı alıyor. İstemeseniz de alıyor o intikamı.

Kimseye intikam duygusu beslemedim. Ne olursa olsun üzüntülerimi içimde yaşayıp sabrettim, kimseye değil, bir tek yaratana sığındım. Ah etmedim, beddua etmedim. Hüzünlerimi, acılarımı bir tek O'nunla paylaştım. Ağzına geleni söylemekten çekinmeyen, arkamdan konuşan, yalanlar söyleyen, oyunlar çevirenleri görmezden geldim. Sustum kanadıkça... Onca yaşanmışlıkları, fedakarlıkları, sevgimi, yıllarımı, çocukluğumu her şeyi yaktım... Yandım!

Ama kimsenin yanına kalmadığını da gösterdi hayat! 2019 yılını bana zehir edenler, 2020 yılında fazlasını yaşamaya devam ediyor...
Her birinin acı çektiğini duydum. Duymasaydım iyiydi ama duydum. Bu da benim imtihanım olmalı. Ah şu yufka yüreğim, üzülüyorum, keşke diyorum... Yanlarında olabilme ihtimali geliyor gözümün önüne... Silip atıyorum bu düşünceyi... Üzülsem de, affedemiyorum! İçim hala yanıyor, affedemiyorum...

Hayatta kıran, inciten çok insan oldu, görmezden geldim ve hayat hep; "huzur" bahşetti bana. Yine mükâfatını alan ben oldum. Ama bu kez öyle değildi, sıradan insanların ki kırgınlık değil kızgınlık oluyor. Ama sevdiklerinin ki, "yara"...

Şimdi belki içlerinden birini bir daha göremeyeceğim... Sıkıntılı bir sürece girdiğini öğrendiğim günden beri uykularım kaçıyor... En çok da onu severdim. Yeri hep başkaydı. Aslında onun da çok canı yandı hayatı boyunca. Ama oda bilip susmamalıydı. Bana yapmamalıydı bunu, ortak olmamalıydı. Sanırım bu süreçte, ona bir şey olursa görme şansım olmayacağını da biliyorum. Gerçi öyle olmasaydı gider miydim o da muamma?
Affedemeyen insanları anlamazdım. Büyük konuşmamak lazımmış. İnsan en çok sevdiklerini affedemiyormuş. En çok bu yükün altında eziliyormuş...