Konu
:
Börü Tonga'nın Otağı
Tekil Mesaj gösterimi
Farkedmez
Açık Profil bilgileri
Farkedmez nickli üyeye özel mesaj gönderin
Farkedmez nickli üyeye ait bütün mesajları arattır
Üyelik tarihi:
17 July 2018
Nereden:
Tel'aran'rhiod
Mesajlar:
6.699
Konular:
883
Cinsiyet:
Bay
Seslenenler:
664
Mesaj(lar)
Etiketleyenler:
73
Konu(lar)
Alınan Beğeni:
2144
Verilen Beğeni:
1250
Nereden:
Tel'aran'rhiod
İlişki Durumu:
Yok
Burç:
Boga
Takım:
Galatasaray
Rep Gücü
:
51
Cevap: Börü Tonga'nın Otağı
10 April 2020
# 293
Can Yücel'in Mahkemede, "Bizde Göte Göt Derler" Cümlesinden Önce Anlattığı Fıkra
Can Yücel'in, köşe yazısında "göt" kelimesini kullanmasından dolayı mahkemelik olduğu ve ilgili duruşmada "bizim memlekette göte göt derler" dediği bilinir. Kısmen bir şehir efsanesi haline gelmiş olsa da, Yücel'in bu sözden önce derdini anlatabilmek için anlattığı bir fıkra da varmış.
Olay nedir?
yıllar önce gazetede yazmaya başlayan değerli şairimizin yazısında göt'ü g*t olarak yazmayıp da aleni olarak göt yazdığı için soruşturma geçirerek tutuklanması ve sonra da beraat etmesi olayı.
hakim şaire sorar: sayın yücel neden böyle yazdınız? biliyorsunuz ki bu tür kelimeleri yazmak yasaktır ve suçtur.
can yücel: valla hakim bey, bizim köyde göte göt derler de ondan.
İşte o fıkra
olayın aslı biraz daha teferruatlıdır. şöyle ki; can yücel, mahkemedeki sözlü savunmasını "bizim köyde göte göt derler" diye bitirir evet, ancak öncesinde bir de fıkra anlatır mahkemede, ki bildiğim kadarıyla bu da kayıtlara geçer.
fıkra:
bir köyde ateşli bir hasta vardır. kasabaya, doktora getirir hastayı köylüler. koca devletin koca doktoruna. doktor hastaya fitil verir ve köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten vermelerini söyler köylülere. köylüler tabi "tamam dohtor bey" diyip köye giderler. köydeki herkese sorarlar, en bilgelere bile, ama kimse anüs ne demektir bilemez. bu nedenle bir türlü ilacı da veremezler hastaya. hastanın durumu da gitgide kötüleşmektedir. bunun üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna telefon etmeye karar verir ama kimse buna yanaşmaz. ne cüret di mi doktoru arayacak bi köylü. neyse durumun vehameti üzerine muhtar aramayı kabul eder. bütün köylü toplanır santrale, muhtar arar, "biz ne yapacaamızı bilemedik dohtor bey" felan der işte. karşıdan doktor bir şeyler söyler. muhtar döner, ama arkasına: "makattan verin dedi dohtor" der.
yine tüm köye sorarlar, komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar felan, ama makat ne bilen yoktur yine. hasta ise giti gidecek, ateşler içinde kıvranıyor bayağı. ihtiyar meclisi toplanır. son çare, doktorun bir kez daha aranmasına karar verilir. yine kimse aramaz istemez doktoru. nihayetinde yine biri kandırılır, telefonun başına geçer, ama bi yandan söylenmektedir: "çok kızacak dohtor çok!" diye.
sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bir şeyler söyler yine. telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner:
"çok kızacak demiştim; 'götüne sokun' dedi."
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Cevap Yaz