Memlekete bahar gelir de kiraz ağacı tomurcuk dallarını uzatmaz mı gökyüzüne? Uyanıp güneşle, cemreyle, börtüyle-böcekle, kafasını kaldırıp pencereye selama durmaz mı? Güz şarkılarıyla hazana yatan kiraz ağacı, baharın sesiyle kaldığı yerden sarılmaz mı güneşin sıcaklığına?
“Sevmek mübağala sanatıdır abartın” diyor Özel bir adam, abart! Madem bu kadar haklı, madem sevgi abartılmalı, abartırım çayımın demini, sevdiceğim gibi bakarım, kiraz ağacını gözlerimle okşarım… Kuşların sesine ses verip işitsel duyularla, ruhuma katarım…
Dışarda mevsim bahar, kuş sesleri yükseliyor, kargalar bile eşlik ediyor onlara, bileden incinme sakın haa karga, Sevgili Dost, seni insanlığa örnek gösteriyor, kuş sesleri deyince seni de dahil ediyor, insan denilince senin gibi akla gelir mi diye sorguluyor?
Abartıyorum işte, bir alıntı ekleyebilirdim çayıma bir kitaptan. Geçmiş zaman ozanlarının türkülerini hatırlarabilirdim… Yapmadım. Benim türküm olsun istedim, benim pencerem, altında nefes aldığım gökyüzüm… Teşekkür etmek için hepsini bana verene, benim hikayem olsun istedim…
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.