Papatyaların, gelinciklerin, çiğdemlerin harman olduğu yerlerde büyümüşlüğümüz var… Bu durumdan mütevellit olsa gerek bu hayranlık…
Buğday tarlalarından, ekmek kokularından, çiğdemlerin yetiştiği dağlardan ayrı düşeli bir hayli zaman geçti… Bir nebze hasret gidermek niyeti ile nerde bir kır çiçeği görsem, geçmişe uzanıp dokunmak için geçerim yanıbaşlarından…
Benimle açan kır çiçekleri bensiz de açıyor elbette ve açmaya devam edecekler… Gelincikler yine süzülecek, çiğdemler bahar türkülerini yine söylecekler, türkü demişken;
Bir bilsen nasıl severim köroğlunu, Karacoğlanı, Ahmed Arifi, Yaşar Kemali, Cemil Meriç'i güzel atlarına binip giden güzel adamları…
Ne onlar susar, ne ben papatyalara doyarım, uzar gider bu hikaye, başka mısralar ister… Papatyalar diyorum; dağlarına bahar gelmiş memleketin…
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.