25 Nisan-10 Mayıs 1932

İsmet İnönü, resmi konuk olarak gittiği Rusya dönüşü, Bulgaristan da Sofya’nın Türkiye Büyükelçiliği konutunda mahsur kalmıştır.

Bulgar çetecileri ve muhtemelen bunlara katılan resmi makamları elçilik konutunun etrafını kuşatmışlardır ve İnönü’nün oradan çıkarak trene binmek üzere gara gitmesine izin vermemektedirler.

Konu ülkemize yansıyınca, Dışişleri Bakanlığı telaşlanır ve diplomatik olarak çözüm için telefonlar çalışmaya başlar. Bulgaristan'a ihtar verilir; ama Bulgar Hükümet umursamaz.

Ankara'dakiler çareler düşündüler. İşin içinden çıkamadılar.

Atatürk'e sordular. O, "sizler ne düşünüyorsunuz"?, diye sordu.

"Bulgaristan'a ekonomik baskı uygulayalım ...", dediler.

Atatürk, güldü: "Telefonu verin bana", dedi.
Donanmaya emir verdi.

Kısa bir süre sonra Yavuz zırhlısı yola çıkmış ve Varna’nın karşısına demirlenmiştir.

Yavuz zırhlısı top atışlarına başlar, havaya tam 101 pare top atışı yapar. Varna da panik başlamış ve liman yakınındaki evlerin camları bile kırılmıştır.

Son top atışı sonrası, Yavuz zırhlısının komutanı amiral, Varna valisini arar ve talebini söyler; “Sayın İsmet İnönü’yü almaya geldim!”

Bu talep yeterlidir. İsmet İnönü özel ve zırhlı bir trenle hemen Varna’ya getirilir ve bando eşliğinde törenle Yavuz zırhlısına yolcu edilir.

Bu arada gemi komutanı kırılan camların parasını da ödemiştir. Ve İsmet Paşa yurda döner...

"Kaynak; ‘Her Yönü İle Atatürk’, Avni Altıner, Oda Yayınları (Sayfa 387-88).”