Günlüğüm! Ben geldim, yine sana geldim.
Hiç demiyorsun nerelerdesin
Çok yazmak istemiyorum sana, ihmal ettim biliyorum ama malum corona morona var şimdi.
Seni corona günleri günlüğü yapmak istemiyorum
Şöyle bol güneşli, bol anılı günlerle doldurmak varken değil mi?
Ama şu an elde bir ben varım, bir de sen. Anlatacak başka da bir şey yok.
Hee 19 Mayıs da geldi, 19 Mayısı da evde bayraklarımızla kutlayacağız. 23 Nisan da olduğu gibi.
Buna da alıştık mı? dersin...
Benim hiç alışasım yok, özel günlerin coşkuyla kutlandığı günlere geri dönmek istiyorum.

Ya bayram...
Ne çok şikayet ediyorduk, eski bayramların tadı kalmadı diye.
Ne çok söyleniyorduk, ne çok iç geçiriyorduk, eskiye özlem duyuyorduk.
Şimdi o bayramları da özlüyoruz. Mesela sevdiklerimizle kucaklaşmayı, onlara sımsıkı sarılmayı, doya doya öpmeyi.
Bu virüs çok şey aldı götürdü bizden, çok can aldı belki ama aldıklarının yanında çok şey öğretti;
Elimizde kinin kıymetini bilmeyi öğretti önce. Az şikayet etmeyi ve anın kıymetini bilmemiz gerektiğini. İş güç telaşının sağlığımızdan önemli olmadığını da öğrendik.
Sorsan hepimize 24 saat yetmezdi. Şimdi artık 24 saat fazla bile geliyor.
Önce ki bayramlarda az da olsa 3-5 çocuk gelirdi bayram şekeri için. Şimdi onlarda olmayacak.
Zaten muhtemelen eve bayram şekeri falan da almayız. Ama çikolata aldırtırım ben muhtemelen neyse oralara girmeyelim hiç (:

O değil de güya çok yazmayacaktım corona günlüğüne dönmesin diye, yine döktürmüşüm.
Neyse bir daha bayramda görüşürüz artık


~ ~ ~