Sıkılıyor,daralıyorsun yine.
Sessizliğe bürünüyorsun, susuyorsun bir süre.
Bedenin hiçbir şey yapmak istemiyor.
Sadece bir şeyleri unutmak istiyor.
Ağır geliyor bedenine unutamadıkların.
Yoruluyorsun.
Uzanıyorsun, yatağına ve boş boş tavana bakıyorsun.
Beyninin içinde bitmek bilmeyen düşünceler.
Bunları düşünmekten bunalmışsın artık.
Unutmanın bir yolu olmalı diyorsun kendi kendine.
Gözlerini kapıyorsun.
Uyursam bir süreliğine unutabilirim diyorsun.
Uyumak ne büyük bir kaçış eylemi değil mi?
Dünyadaki en güzel eylem kendisi.
Bir süreliğine de olsa unutabiliyorsun mesela.
Ağlıyor, uyuyorsun.
Yoruluyor, uyuyorsun.
Unutmak istiyor, uyuyorsun.
Bir şeylerden kaçmak istiyor, uyuyorsun.
Gözlerin hâlâ kapalı.
Uyumak istiyorsun,fakat bu sefer değil.
Bu sefer uyuyamıyorsun.
Düşünceler beynini kemirirken
ve yaralarından kan yerine hayallerin akarken,
pek de mümkün olmuyor bu.
Unutamıyorum diyorsun.
Ve anında zaten kapalı olan gözlerinden,
anıların akıyor yavaş yavaş.
Sıcaklığını hissettiriyor yanaklarından süzülürken.
Yana dönüyorsun uzandığın yerden.
Yastığın yine ve yine sırılsıklam.
Ellerini yumruk yapmış,
tırnaklarını derine saplıyorsun.
Sanki unutmak böyle mümkünmüş gibi.
Unutmak istiyorum diyorsun
gözlerini sımsıkı kapatırken.
Tırnakların daha da çok derine saplanıyor.
Ruhunun acısının yanında bu bir hiç.
Uyku istiyorum diyorsun.
Sonsuz bir uyku istiyorum.
Seninle, sonsuz bir uyku istiyorum.