"Sen gidersen bir gün,
saçlarımı keseceğim." dedim.
"Gitmeyeceğim deyip söz veremem,
ama bilirsin. Kitaplarımı kimseye ödünç vermem ben.
Senden gitmek, seni bir başkasına
ödünç vermek olmaz mı?
Kitaplarıma dokundurmayan adamım ben.
Sana başkasının dokunmasına izin verir
miyim sanıyorsun?
Düşüncesi bile aklımı oynatır gibi bir şey."
Dünya'nın en güzel cevabı mıydı bu?
Yoksa Dünya'nın en güzel sesini duymaktan mıydı?