kafam karışık.
tüm sokak lambaları aynı anda sönmüş, çok karanlık.

korkmuyorum.
eskiden çok korkardım,
yüzlerini unutmaktan, kaybolmaktan,
görünmeyen şeylere çarpmaktan.
sonra geçti. nasıl geçtiğini hatırlamıyorum.
sevdiğim herkesi bir anda sevmekten vazgeçtiğim,
anı da hiç hatırlamıyorum.
çok canım yanar sanmıştım, yanmadı.
en azından o an yanmadı.
sonraları sigara külünün üstüme düşmesine,
ayağımın takılmasına,
saçlarımın dökülmesine,
dram filmlerine çok ağladım.
zaman kavramının yitip gitmesi böyle bir şey sanırım.
her şeyin bedelini ödedim.
belli bir noktada size yapılan şeylerin de bedeli ödedim.
kimseden nefret etmiyorum.
çok yürüdüm,
sol ayağımın ikinci parmağında o zamanlardan kalma bir nasır izi kaldı.
çok konuşuyorum.
her söylenenin açıklaması olsun istiyorum.
böyle kendimi daha çok kandırabiliyorum.
bu arada çok güzel müzikler dinledim,
artık biraz dans edebileceğim müzikler dinliyorum.
ayakta çok fazla duramıyorum,
bir yerlere yaslanma ihtiyacımı yenemiyorum.
ama dans etmek çok güzel olmalı değil mi?
lütfen olsun.
tanıdığımdan emin olduğum tüm yüzler, tüm sesler silindi.
aradığım şey bir kehanete dönüştü.
ve ben kâhin değilim.