• Seyahatler adeta roman vakalarına benziyor, dedi. İnsan,yolda tesadüf ettiği insanlarla çabuk dost oluyor, sonra ayrılırken adeta acı duyuyor.
  • Ölüm öyle bir şey ki insanı en büyük düşmanlarıyla barıştırıyor.
  • Manzaralar, çehreler, hatıralar insandan uzaklaştığı nispette güzelleşir, şairaneleşir; türlü bulutlara, sislere, renklere bürünür.
  • İnsana en yakın akrabaları kalpsizce vurduktan sonra yabancılar vurmuş ne çıkar?
  • Elemlerde bir gizli şefkat var gibidir. Şikâyet etmeyenlere, kendini güler yüzle karşılayanlara daha az zalim olurlar.
  • Bazı uykuların ağırlığından korkmak lazım.
  • Ağzını kulaklarına kadar yırtarım da asıl o vakit kıyamete kadar gülersin.
  • En eski tarihlerden beri din, daima zulme ve fesada alet olmuştur.
  • Düşmesini istemeyen, zamana ayak uydurmasını bilmeliydi.
  • Saklamaya çalışma, nafile. Sevda, çocuk gözlerinden uyku gibi akıyor.
  • Derler ki; aşk, birine seni yok etme kudreti verip, bunu kullanmama hususunda ona itimat etmekmiş.
  • Saadeti saklamak, derdi saklamaktan çok daha güç.
  • Sarı insanların hepsi vefasız oluyor, hepsi insanı başka türlü üzüyor.
  • Bir zehri insan, bir kere yutmalı, ya ölür ya kurtulur.
  • Akşam oldu mu şehir, bir kocaman kabristana dönüyor, yüreklere bir kasvettir çöküyor.
  • İnsanlarda iyilik asıldır.
  • Beklemediğin zamanlarda olur, ne olacaksa.
  • Evet, bu uçsuz bucaksız yolda ne kadar ilerlerseniz dönüp dolaşıp hep aynı yere varacaksınız.
  • Kolayca teselli edilecek dert insanı böyle ağlatmaz.
  • Halis muhabbet kavgasız, gürültüsüz olmaz derler.
  • Hiç bir kadın bu kadar derin bir duygu ve ihtiyaç ile sevilmemiş, aranmamış ve düşünülmemiştir.
  • İnsan, açık düşünmeli, açık söylemeli.
  • Felaketi ağır ağır haber vermek testere ile adam kesmeye benzer.
  • Hastalar gibi , mesut olanlara da geceler öyle uzun geliyor ki.
  • Hokkabazın yumurtasında olduğu gibi, sözlerde de meseleler iç içedir.
  • Mektepteyken hayallerimiz olmayacak rüyalarla doludur. Sonra hayat birer birer onların icaplarına bakar.
  • Dünyada, bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir şey olmuyor.
  • Galip insanlar için iyi ve merhametli olmak ne kolay ve şık bir jesttir.
  • Bir yerde birkaç kitapla yalnız kalmak beni herhangi bir cemiyetten daha fazla eğlendirir.
  • İnsan için, her şeyi söylerler… Ne çıkar? Elverir ki, vicdanı temiz olsun…
  • Bazı tesadüfler insana elli senede öğrenemeyeceği şeyleri iki dakikada öğretiyor.
  • İnsan birini sevmek felaketine uğradı mı esir gibi bir şey oluyor…
  • Sen yine de bir parça benimdin, ben bütün ruhumla senin.
  • Bir insan için zaaftan mahrumiyet de büyük bir zaaf değil midir? Hatta zaafların en büyüğü.
  • Sevenler sevdikleriyle beraber geçirdikleri en mesut saatlerin farkında olmazlar. Daima daha büyük saadetler getirecek bir yarın ümit ederler.
  • Vicdanımın sesini daima dinleyeceğim.
  • Hiçbir şey maziyi musiki parçaları kadar kuvvetle canlandırmıyor.
  • Uğranılan haksızlıklara ve hakaretlere koyun gibi tahammül etmemek insanlığın başlangıcıdır evlat.
  • İnsan,kuyuya düşer gibi paldır küldür yuvarlanmaz. Böyle gafil mantıklarla kendini aldata aldata,alıştıra alıştıra namussuz olur.
  • Kuvvetli olmak, kendinden başka kimseye güvenmemek insanlar için olsun cemiyetler için olsun en büyük hakikattir.
  • Bir hayale esir olan insanlar delilerin en büyükleridir.
  • Çok sevmek yetmez mühim olan güzel sevmek.
  • Aydınlık, hasta gözleri nasıl incitiyorsa, saadet de hasta gönülleri öyle sızlatıyor.
  • Yalnızlık haddizatında insana güç gelen bir şeydir.
  • Üşümek mi? İnsanın içinde güneş yanarken üşümek mi?
  • İnsan ancak kaybettiği yahut kaybetmek üzere olduğu şeyleri böyle birdenbire sevmeye başlar.
  • Yürümeye başlamış fikirleri yollarından alıkoymak mümkün değildir.
  • İnsan sevdiğinden uzak olursa onun sitemlerini bile hoş görür.
  • İnsan ne yaşta olursa olsun sefaletler gibi büyük sevgileri göstermekten çekiniyor.
  • Bu şüphe öyle bir şeydi ki, bir kere zihnine uğraması bile insanı müebbeden cehennemin ateşleri içinde yakabilirdi.
  • Onun fikrinde insanlar, yalnız yaptıkları işten, düşündükleri şeyden değil, gördükleri rüyadan bile mesuldürler.
  • Fakat yüreğimdeki gizli yaralar vücudumdakilerden çok daha derindi.
  • Fakat yeri belli olan, ağrılardan korkmamalı. Derinlerden gelen bazı ağrılar var ki…
  • Neme lazım para, bana namus lazım.
  • Evet, insanın bir cenaze arkasında yürüdüğü zaman, dünya hırslarından en temizlendiği zamandır.
  • Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan, ruhundan bir parça hükmüne girmek, onunla beraber gülüp ağlamak, ıstıraplarını paylaşmak demekti.
  • Zaten kafaları değiştirmeden idareyi değiştirmek öyle pek tamah edilecek bir netice vermiyor.
  • Sel gibi akıp giden hayattan sevgililerimizin hatırasından başka bir şey kalıyor mu?
  • Memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım.
  • Doğru söze darılmak ayıptır.
  • Ne arsız gönlüm var benim? Etrafımdaki insanları ne kadar çabuk seviyorum.
  • Ben saadeti ikiye ayırırım. Başkalarından alınan saadet, başkalarına verilen saadet. Benim için hakiki saadet başkalarına verilen saadettir.
  • Fakat yine de “evet demek çok farklı diyorum.Çünkü parola budur.Hiç bir şey sormamak ve her şeye evet demektir.
  • İnsanlar hiçbir vakit ıstırap çektikleri zamandaki kadar güzel olmuyorlar.
  • Allah ne yaparsa iyi yapar.
  • Kaza, insana kaştan, gözden yakındır.
  • Yaşamak hakikaten doyulmayacak kadar tatlı bir şey.
  • Çalışmak, bütün ruhuyla, kendini başkalarına vermek ne güzel şey!
  • Evimdeki yalnızlıktan nasıl korktumsa içimdeki yalnızlıktan da öyle korkuyorum.
  • Her şey gibi sevmek de parası, vakti , az çok rahatı olan insanlara mahsus bir imtiyazmış.
  • Ayrılık, kuvvetli aşkları büyütür, hasta olanları büsbütün öldürür.
  • Acımak bir süre sonra hissizleştiriyor insanı.
  • Ne bileyim, insan kalbi, öyle anlaşılmaz bir şey ki!
  • Bir insanın bütün hayatını, bütün emelini başka bir insana hasretmek istemesi kadar temiz, güzel bir şey var mıdır?
  • Anlıyorum ki zaman zaman bana en büyük menfaatlerimi, hayatımı ihmal ettiren ruh hamlelerime rağmen ben zayıf bir adamım.
  • Gençlik! Çok şükür onu da atlattık.
  • Çirkinin ağzındaki güzel söz, acizin ağzındaki haklı söz kadar boş faydasız bir şeydi.
  • Ölüme razı olmakla her şeye hak kazanıyorsun. Ölüm bütün lekeleri siler.
  • Gönül gence, ihtiyara bakmıyor.
  • İhtiyarlar, çocuk gibi inatçı oluyorlar.
  • Ben eski bir insanım. Anlaşmamıza imkan yok. İnsanların paradan başka şeylerle de mesut olacaklarına inanarak yaşadım. O kanaatle öleceğim.
  • Artık kalbim öldü. Sevmeye kudretim kalmadı.
  • Sevmek denen şeyin rolü bu kadar insanı yakıp titretecek bir şey olursa kendisi kim bilir neydi?
  • Doğruluk, temizlik, fedakarlık hastalığı onda insanlığın en kıymetli bir kabiliyetini öldürmüştü: Acımak kabiliyeti…
  • Bir sevgimizi,nazik bir hissimizi anlamadıklarını,hatta onunla eğlendiklerini görmektense onu içimizde gizlemek daha iyi…
  • İnsan ne kadar acı olursa olsun bir mecburiyeti kabul ettikten sonra içine sükun ve tevekkül geliyor.