BENİM BABAM ŞİİRİ

Mütevazı, yaşlı, yorgun bir köy aşığı,
Apaçıktır mağrur, sevgi dolu ve yumuşak kalpliliği,
Ekmekte katık yoksa öyle yer yemeği,
İşte o benim babam benim.

Akıl, mantık hep yoluydu,
Erdemli kişilikle doluydu,
Doğruluğun sağ koluydu,
İşte o benim babam benim.

Haksızlığa, hep direnirdi,
Sevgi ve saygıda öbeklenirdi,
Dostluk, kardeşlikle donanırdı,
İşte o benim babam benim.

Canı ocağını tüttürüyor,
Yüzü gözümde hep özleniyor,
Derdim bu ama hayat böyle yapıyor,
İşte o benim babam benim.

Eziklikte, haksızlıkta hep dimdik durur,
Esarete hep o dipçik vurur,
Hak ettiği dilimi, ancak kendine yontturur,
İşte o benim babam benim.

Annem hastanelerde konakladı annem oldu,
Alt çamaşırlarımı gizli gizli kuruttu,
Her yaptığını can evime borçsuz oturttu,
İşte o benim babam benim.

İlim irfanımız için çok uzaklara gidip didindi,
Kapkara saçlarına sayısız aklar serildi,
En kötüsü hastalanıp kaç kere ecel ipi gerildi,
İşte o benim babam benim.

Yaşlandı artık o bastonu elinde,
Ağrıları baş gösteriyor vücudumun her yerinde,
Evlatlarına minnet etmez, bu onun kişiliğinde,
İşte o benim babam benim

Yanlış hallerimizde çok döverdi,
Vurduğu her sille yerde, güller biterdi,
Şimdiki biz olmamız için, hep içinden severdi,
İşte o benim babam benim.

Tan yeri ağartısında yaylasına gider,
Kendisini bu hale getiren tarlalarına şükreder,
Gavur yaylasının nimetlerini ilaç diye içine çeker,
Akşamın karanlığında ancak evine döner,
İşte o benim babam benim.

Sevmez cemiyete boş yere konuşmayı,
Fikirlerine karşı olan her şeye bilir susmayı,
Yalan, dolanlı işlere, sever gençliğindeki gibi saldırmayı,
İşte o benim babam benim.

Aldığım birçok değer de ben oyum, gurur duyuyorum onunla,
Dağları delerim onun vereceği bana bir komutunla,
Bende bir babayım karşılaşacağım onun konumunla,
O adam gibi adam hep bizi yine taşır sağ koluyla,
İŞTE O BENİM BABAM BENİM.

İbrahim Özdemir