Sevgi Soysal (1936 – 1976) – Yürümek, 1970



Sevgi Soysal, Yürümek romanında 12 Mart döneminin baskıcı, bunalımlı günleri eşliğinde, Ela ile Mehmet’in çocukluk ve gelişim çağlarında yaşadıkları cinsel sorunları sosyokültürel boyutuyla okuyucuya yansıtır. Soysal Yürümek romanının kahramanlarının arkadaşları olduğunu söyler. Ela, Reşat Nuri Güntekin’in kızı Ela Gültekin, Mehmet ise Ela’nın o dönemde tiyatrocu sevgilisi Mehmet Keskinoğlu. Soysal’ın yakın arkadaşı Adalet Ağaoğlu ise “İşimiz dolayısıyla yakın arkadaşımız Ela Gültekin’in adını kullanmış, ama ben durmadan: Hadi canım Sevgi, bu adın arkasına ne kadar saklansan nafile, kendini anlatıyorsun işte deyip durdum.” diyor.

Soysal, Yürümek romanıyla 1970 TRT Roman Ödülleri Yarışması’nda Fakir Baykurt, Tarık Buğra, Abbas Sayar ve Oğuz Atay’la Başarı Ödülü’nü kazanır. Roman yayımlandığında müstehcenlik iddiaları gündeme gelir. Şikayet üzerine müstehcen bulunur, Türk Ceza Kanunu’nun 426/427. maddelerine muhalefetten toplatılma cezasına layık görülür. Hatta roman TBMM’de bir komisyon kurularak uzun süre tartışılır.

“Çocukluğunda, büyük annesinin salonunda gördüğü bir resmi hatırladı Ela, gümüş bir tabakta üç şeftali. Bir yere konmanın, bir yerde durmanın, hareketsizliğin resmi: Natürmort. “Natürmort nedir?” diye sormuştu. Ölü tabiat. Tabiat ölmez ki demişti Ela. Nasıl ölmez? Yağmur yağar, çiçekler açar, kuzular meler, hani ilkbaharda ilkokul kitaplarındaki gibi. Ama basmakalıp bir el, bir tabağa üç şeftali koyarak durdurur bir şeyler.”