Kartografya
60’lı yıllarda; 50’lerin klasik yöntemlerle üretilen ve sanatsal yanı ağır basan haritalarının yerini, kartografyanın temel kuramsal kavramları almıştır. Uluslararası Kartografya Birliği (ICA) bu dönemde disiplininin kapsamlı bir tanımını yapmıştır.
“Kartografya; bilimsel dökümanlar ve sanatsal çalışmalarla birlikte harita yapma sanatı, bilimi ve teknolojisidir. Bu kapsamda başta plan, kesit, seyir, üç boyutlu modeller ve herhangi bir ölçekte dünya veya dünyanın bir bölgesine ait haritalar olmak üzere tüm harita türleri yer almaktadır.”.
Kartografya haritalar üzerine çalışan, yayınlayan, üretimi ve kavramlarını konu edinen bir disiplindir. ICA 15. Uluslararası Kartografya Konferansında (1991) kartografik tanımlar üzerine çalışan komisyonun getirdiği tanım önerisi genel kabul görmüştür.
“Kartografya; coğrafi bilginin görsel, sayısal, -görme özürlüler için- kabartma formunda (dokunsal) sunulması, iletişimi, organizasyonu ve kullanılmasıdır. Kartografya veri toplamadan kullanmaya kadar olan tüm üretim işlemlerini ve her türlü harita kullanımını içerir.”
Kartograflar, kartografya veya CBS ile uğraşan kişiler olarak tanımlanmaktadır. Kartograflar harita, harita tasarımı, harita yapımı ve harita kullanımını kendilerine uğraş edinmiş kişilerdir. Kartograf, kartografya, harita ve CBS terimleri gündelik çalışmalarda birbirinden ayrılmaz kavramlardır.
Sayısal kartografya, harita yapımı ve kullanımında bilgisayar destekli bilgi sistemlerinin oluşturulması ve kullanımında bir alt disiplin olarak tanımlanabilir. Yeni teknolojilerin kullanım alanına girmesi, öncelikle harita üretiminin otomasyonu açısından önemli bir ivme sağlamıştır. Bunun yanında kartografya, konumsal ve konumsal olmayan bilginin bütünleştirilmesinde ve CBS analitik bileşenlerinin oluşturulmasında önemli rol oynamaktadır.

Harita
Harita ve haritaya bağlı kartografik konumsal bilgi; verinin yararlı bilgiye dönüştürülmesinde önemli bir araçtır. Bunun yanısıra -veri hacmindeki muazzam artışa karşın- hala veri organizasyonu, sunumu, iletişimi için uygun bir araç olma özelliğini korumaktadır. Karar verme aracı olarak coğrafi bilgi ekonomik ve ticari bir değerdir. Kamu ve özel sektör kuruluşları harita yapımına her zaman gereksinim duymuşlardır. Harita dünyaya açılan bir penceredir. Bu pencerenin doğasını harita yapımcısından çok harita kullanıcısı belirler. Kartografyada her zaman kullanıcı isteklerinin ön planda olduğu Taylor tarafından “sistem; içindeki bilgi, fikir ve kavramlarla aydınlatılmalı ve kartografın ürettiği hizmetin kimler tarafından kullanacağı sorgulanmalıdır” biçiminde vurgulanmıştır.
Günümüzde coğrafi bilgi sistemlerini desteklemeye yönelik harita üretiminin başarılı olduğunu söylemek güçtür. Yeni teknoloji kullanıcılarının kartografya deneyiminin ve eğitiminin olmadığı unutulmamalıdır. Günümüzde kartograflar bile yeni teknolojilere açık olmalarına karşın yeni kuramsal kavramlara kapalı kalmışlardır. Taylor ve Ormeling kartografya eğitiminde amacın yalnızca yeni tekniklerin değil yeni kavramların da öğrenilmesi olduğunu vurgulamışlardır.
“İnsanlığın yarattığı 3 iletişim aracı dil, müzik ve haritadan en eski olanı haritadır.” Geçmişte yüksek üretim maliyetinden dolayı daha homojen bir kullanıcı grubu için üretilen harita, kullanıcıya sunulan bir sonuç üründü. Daha sonra bu sonuç ürün harita kullanıcısının yorumuna terkedilirdi. Günümüzde ise verinin sürekli değişmesi nedeniyle haritalar yalnızca sonuç ürünün, gösterim aracı olmaktan çıkmışlardır. Haritalar artık verinin konumsal ilişkileri içinde anlaşıldığı araçlar niteliğini kazanmışlardır. Birleştirilmiş ve işlenmiş veriler, içerikleri ve kapasiteleri bakımından kartografik tasarımın parçalarıdır. Bu kuramsal kavramsallaştırmanın sonucu olarak ICA Kartografik Tanımlar Çalışma Grubu harita tanımını yeniden gözden geçirmiştir.
“Harita, coğrafi gerçekliğin özetlenmiş görüntüsüdür. Harita, amacına uygun seçilmiş objeleri veya seçilmiş karakteristikleri sunan -harita yapımcısının yaratıcı becerisine ve seçimlerine bağlı olarak yaratılan- konumsal ilişkilerin özelliğine bağlı kullanım amaçlı tasarımlanan iletişim aracıdır.”
Haritalar geçmişte yalnızca “nerede” sorusuna cevap vermişlerdir. Günümüzde ise haritalar “niçin”, “ne zaman”, “nasıl” ve “kim tarafından” gibi sorulara da cevap vermelidirler. Artık haritalar çeşitli konuların farklı kullanıcılar tarafından anlaşılabilmesini de olanaklı kılmalıdırlar.
Günümüzde harita kavramı yalnızca sınırlı içerikte ve klasik basılı haritaları değil görselleştirilmiş, multimedya ve etkileşimli haritaları da kapsamaktadır. Artık haritalar yalnızca gösterim amaçlı değil aynı zamanda bilgi, etki ve gelişme amaçlıdırlar. Haritalar “seyir” amaçlıdırlar. Seyir kavramı çeşitli amaçlarla üretilmiş bilgi ve yeni verilerin elde edilmesini kapsamaktadır. Kartografya topografik ve tematik ürünler ile yaşadığımız dünyanın anlaşılmasını sağlar. Harita kavramı çeşitli niteliksel ve niceliksel verinin organizasyonu, analizi, sunumu ve iletişimini kapsar.
Üç boyutlu modellerin harita olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı sayısal haritaların tanımı açısından da bir soru olarak ortaya çıkmaktadır. Meynen (1973) üç boyutlu modelleri de bir tür harita olarak tanımlamaktadır. Ancak birçok kartograf üç ve iki boyutlu görselleştirilmiş coğrafi veriyi, işaret tablosuna (legend) sahip yani harita objeleri tanımlanmış ise ve üzerinden ölçü alınabiliyorsa harita olarak kabul etmektedir.
Kartografyada Kuramsal Konular Komisyonu 16. ICA Konferansında (1993), kartografyanın amacını “görsel düşünce için sözel, toplumsal ve nümerik konumsal verinin görsel forma dönüştürülmesi” olarak tanımlamıştır. Bu bağlamda haritanın algılama, iletişim, karar destekleme ve toplumsal işlevleri önem kazanmaktadır. Günümüzde kartograflar, bu işlevleri yerine getiren haritaların üretiminde sayısal ortamları kullanmaktadırlar. Sayısal harita yapımı sürecinde, veri tabanlarından homojen yapıda olmayan verilerin derlenmesi sırasında veri kalitesini sağlayacak geometrik, semantik, güncellik, bütünlük ve organizasyon gibi teknik özellikler dikkate alınmalıdır. Belirli bir amaç için toplanan verinin, bütünüyle farklı bir amaç için kullanılması gerekliliğinde verinin yeniden sıralanması ve hatta diğer kaynaklarla birleştirilmesi gerekebilir. Verilerin sürekli olarak artması veri heterojenliğine yol açacaktır.

Sayısal Harita
Verinin bilgisayarda işlenebilir hale gelmesi CBS kullanımının sağladığı en önemli kazanımdır. Bilgisayarla harita üreten sektör daha çok veri toplama, işleme, denetim, güncelleştirme, depolama ve konumsal verinin dağıtımı ile ilgilenmektedir. Bu, sayısal kartografyanın bir alt alanı olarak tanımlanabilir. Sayısal yöntemle üretilmiş görsel haritalar yalnızca bilgisayarda okunabilen harita veri dosyası olarak algılanmamalıdırlar. Sayısal harita konumsal varlıkların geometrik olmayan öznitelikleri ve sunumları ile bütünleşmiş ve yapılanmıştır. Böylece sayısal haritalar konumsal biçimlerin tanınmasında ve aralarındaki ilişkilerin anlaşılmasında, konumsal yapıların belirlenmesinde kullanılır.
Klasik harita yeryüzü gerçekliğinin özetlenmiş durağan bir sunumudur. Sayısal haritada ise dinamik sayısal kartografik veri tabanı, haritanın özünü oluşturur. Haritanın temel niteliği; eleme (seçme), sınıflandırma, öteleme, işaret oluşturma, kavramsal birleştirme ve grafik abartma gibi uygulamaları içeren bir iletişim aracı olmasıdır. Bu işlemler veri tabanı oluşturulmasında kullanılır. Ancak türetilecek haritaların CBS kullanılarak oluşturulmaları zorunlu değildir. Konumsal veri tabanı ile kartografik veri tabanı arasında hala bir ayırım söz konusudur. Mevcut veri tabanından harita derlemek için genelleştirme, ölçeklendirme ve kartografik kuralların uygulanması daha sonraki aşamadır. Tüm veri tabanlarının ölçek ve bazı genelleştirme işlemleri içerdiği düşünüldüğünde, veri tabanlarındaki bu ayrımın gerçek olmaktan çok adlandırmaya ilişkin olduğu ortaya çıkar. Sayısal harita veri tabanı tam anlamı ile geliştirildiğinde, gerçek harita niteliğini kazanır. Çok sayıda kaynaktan yararlanılarak üretilen haritalar kendi doğruları olan ürünlerdir. Tekniğine uygun olarak üretilmiş sayısal haritalar konumsal veri standartlarını sağlamalıdırlar. Bu veri standartları; verinin kaynağı, bilginin güncelleştirilmesi, (planimetrik ve yükseklik olmak üzere) geometrik doğruluk, semantik (öznitelik) doğruluk, (yeryüzü gerçekliğinin kavramsal modeline uygun) bilgi bütünlüğü, (topolojik güvenilirlikle birlikte) verinin mantıksal tutarlığı olmak üzere 6 ana başlık altında toplanmaktadır.
Sayısal harita, sayısal harita verisi (coğrafi veri) ve onun görselleştirilmesi bileşenlerinden oluşur. Bu tanım sayısal veri dosyalarının gerçek anlamda harita olmadığını ortaya koymaktadır. Sayısal harita verileri ancak görselleştirmeden sonra ‘anlaşılır’ hale gelirler. Başka bir deyişle, bilgi sistemlerinin çıktısı olan ekran haritaları veya basılı çıktılar sayısal harita olarak tanımlanamazlar. Harita verisinin sunumu olarak tanımlanırlar. Sunum ekranda oluşur ve bir araç yardımı ile çizdirilebilir. Bu nedenle bilgisayar ortamında oluşan haritaya “ekran haritası (softmap)” ve herhangi bir materyal üzerine çizilmiş/basılmış haritaya da “basılı (kağıt) harita (hardmap)” denilmektedir. Literatürde bu haritalar için “geçici harita/kalıcı harita”, “aktif harita/pasif harita”, “hızlı harita/-” vb. tanımlar kullanılmaktadır. Görselleştirme sırasında ekran haritaları ile basılı haritalar birbirlerinden farklı tasarımlanmalıdırlar. Ekran haritaları, süreklidirler ve bu haritaların istenilen alanları büyütülebilir, ölçeklendirilebilir. Bunun yanı sıra zamana bağlı olarak değiştirilebilirler, sorulara cevap verebilirler ve hatta bu özellikleri ses ile desteklenebilir. Klasik harita ile ekran haritaları arasındaki fark iletişim sürecindeki ana araç değişiminden kaynaklanmaktadır. Sayısal ortamda üretilmiş basılı haritalar klasik olarak üretilmiş haritalar gibi pasiftirler. Ancak sayısal üretim sürecinin niteliği bu tür haritaları çeşitli amaçlara uygulanabilir hale getirmektedir. Görselleştirilmiş ekran haritaları kullanıcıya geniş olanaklar sunarlar. Sayısal ortamda üretilmiş basılı haritalar, klasik basılı haritalara göre daha fazla görselleştirme olanağına sahiptirler.
Kullanıcıların büyük çoğunluğu türetilmiş sonuçların karşılaştırılması ve analiz sonuçlarının kavramsal olarak anlaşılabilmesi için görsel teknikleri tercih ederler. Kartografik görselleştirme; sayısal harita ve CBS uygulamalarının önemli bir bileşeni olmasına karşın, her koşulda gerekli değildir. Kullanıcı, nitelik aramıyor, üzerinde yaptığı işlemlerde ve verilerinde yaklaşık doğruluk istiyorsa, görsel haritalara gerek duymayabilir. Sayısal haritaların, çeşitli kesit veya kartometrik amaçlı kullanımlarında görselleştirilmeleri zorunlu değildir .