Yakın zamanda şahit olduğumuz corona vakaları bulaşma riskini caydırıcı cezaları da gözönüne alırsak, ne yazık ki bilinçli ve farkındalık sahibi bir toplum değiliz. Otokontrol mekanizmamız duyarlılık ekseninde değil. Cezayı öder geçerim diyen bir algı sözkonusu.
Bu doğrultuda genel olarak toplumsal yapı farklılığına göre düşünmek gerekiyor.
Gelişmiş toplumlarda ceza caydırıcı olabilir, suçu azaltabilir. Fakat bizim gibi gelişmekte olan toplumlarda değil.

Bir başka neden işsizlik. Suçu çok boyutlu düşünürsek normatif alanın ve düzenin sundukları ile kişinin beklentileri bazen örtüşmüyor. Bu iki faktör normların dışına çıkmayı ya kolaylaştırıyor ve alternatif oluşturuyor ya da kolay bir geçim kapısı olarak çeşitli suçlara yaklaştırıyor.
Cezai müeyyidesi yeterince caydırıcı değil ki tekrar ve tekrar aynı suçlara yönelip bunu meslek edinen kişiler mevcut.

Bir başka konu da ülkemizde cezaevinden çıkanı külhanbeyi edasıyla pohpohlama zihniyeti. Sanki kahraman gibi suçtan hüküm giymiş insanların bunu etrafta mafyavari saygı vesilesi ile kullanma şeklindeki cahil zihniyeti.

Eski bir Roma sözüdür: ''Nerede toplum varsa orada hukuk vardır.''
İşlevini yitirmiş kurallar güncellenmeli, daha önemlisi denetim mekanizması sıklaştırılmalı. Kontrolün eksikliğinde cezanın artırılması caydırıcı olmayacaktır.