Daha küçükken kuzenimin oyuncak bebeğimi gizlice alıp evine götürdüğünü öğrendiğimde sahiplenmek yerine paylaşmam gerektiğini açıklamıştı annem ve arada bir çarşıya çıktığı zaman her eve dönüşte pastaneden kocaman bir pasta almak yerine sadece bana bir dilim pasta aldığındaysa
“Başka çocuklara da pasta kalsın diye” öyle yaptığını söylemişti. Annemin üzerimdeki etkisini bugün daha iyi anlıyorum.
Çocukluğun, insanın yaşadığı bütün evrelerdeki en önemli basamak olduğunu, aslında tüm hayatın, seçimlerin, karakterin en çok da çocukluk evresinde şekillendiğini biliyorum artık.
Şimdi yaşadıklarımda çocukluğumu gittikçe daha çok görüyorum.
Okul hayatımda hırslı biri olmayışım, her eylemimde daima duygularımla hareket edişim, bir serçe gibi telaşlı bir sevinç içinde hep çocukluğum var.
Bu yüzden bir “şey” olmak için hayatımı paralamadım... ama okurum, öğrenirim, yazarım; kendim için dedim... öyle yaptım.
Bu hayat o kadar da kendini bir kalıba sokmayı gerektirecek denli karmaşık değil. Basit.
Alabildiğine basit.. ve bu basitlikte muhteşem bir büyü var...
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.