2008 yılına kadar çok az CHPli adını biliyordu. O zamana kadar CHP'de en çok ismini duyurmuş isim Muharrem İnce idi. Bir çok CHP'li Baykal'dan sonra CHP'nin başında onu görmek istiyordu.

Sonra ne olduysa birden elinde belgelerle Kılıçdaroğlu çıkıverdi. O belgelerle AKPlileri sıkıştırdı, hatta rezil etti. Sonra bu şöhreti onu İstanbul Belediye Başkanı adayı yaptı. Seçimi kaybetmesine rağmen popülaritesi artmıştı.

Tesadüf bu ya, Baykal'ın kasedi çıktı ve Baykal istifa etti. Bu olay Kılıçdaroğlu'nu CHP genel başkanı yaptı.

Peki genel başkan olunca ne yaptı. Habur'da PKKlıların salıverildiği mahkemede PKKlıların avukatlığını yapan Sezgin Tanrıkulu genel başkan yardımcısı oldu.

CHP'yi HDP ile aynı eksene çekebilmesi için ulusalcı isimlerden kurtulması gerekiyordu. Önder Sav, Emine Ülker Tarhan, Süheyl Batum, İsa Gök, Birgül Ayman Güler, Aylin Nazlıaka gibi isimler partiden uzaklaştırıldılar.

Peki partiye kimler girdi, PKKlı Hüseyin Aygün, Milli Görüşçü Mehmet Bekaroğlu, Eski DYPli İlhan Kesici, Eski AKPli Abdüllatif Şener... Mehmet Bekaroğlu genel başkan yardımcılığı da yapıyor. Ayrıca Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş daha önce AKP'den belediye başkanı seçilmişti. Belki başka belediye başkanları da vardır.

Yakın zamanda ise Öztürk Yılmaz ve Yılmaz Ateş Kılıçdaroğlu'nu eleştirdikleri için CHP'den ihraç edildiler...

2014 yılında ise Partisinden kimseye danışma ihtiyacı hissetmeden, milletvekillerinin halkla aynı gön öğrendiği bir aday çıkıverdi. Ekmeleddin İhsanoğlu... Peki nereden çıktı bu aday, kim önerdi, nasıl önerdi? Kimin fikri idi? Bunlar hala bir gizem.

CHP'nin oyları Baykal dönemine göre arttı. Peki bu salt Kılıçdaroğlu'nun başarısı mıdır? Bence değil. Zaman içinde AKP muhalefete ve halkın muhalefeti destekleyen kesimine haksızlıklarını arttırdı. AKPli olmayanlar iş bulamaz, yöneticilik yapamaz oldular. AKP'ye oy vermeyen il ve ilçeler hizmet alamadı. AKP'yi eleştiren gazeteciler, sosyal medya kullanıcıları tutuklandı. Tüm bunlar AKP'ye karşı muhalefette nefrete yol açtı. Muhalefetin aklındaki tek düşünce Erdoğan'dan kurtulmak oldu. Şimdiler'de İnce'yi eleştirenler de bu düşüncelerini dile getirerek eleştiriyor: "AKP'nin güç kaybettiği bu dönemde bu yapılır mı?"... Yani CHP'ye oy verenler Kılıçdaroğlu için değil, Kılıçdaroğlu'na rağmen oy verdiler.

Bu arada İYİ Parti ile iyi ilişkiler kurulması Kılıçdaroğlu'nu takdir ettiğim bir konudur. Özellikle İyi Partiye milletvekillerini vermek takdire edilesi bir hareketti.

CHP'nin başına geçtiği zaman Başbakan olacağını iddia ediyordu. CHP'yi iktidar yapacağını iddia ediyordu. Bence iktidara talip bir partinin genel başkanı, doğal cumhurbaşkanı adayıdır. Eğer cumhur başkanı adayı değilse, ya iktidara talip değildir ya da o genel başkan koltuğuna layık değildir.