Hala her şey dün gibi günlüğüm.
Bir seneyi geçti...
Bana geriye sadece eski günlerden bir sürü fotoğraf kaldı ve arada bakıp kendimi mutsuzluğa ittiğim toz pembe anılar.
İçin yansa da affedemiyorsun bazı şeyleri, acısı hiç dinmiyor.

Kinci olduğumu çok duyar oldum... Benim içimde ne fırtınaların koptuğunu bilmiyorlar. Bir bilseler kin kelimesinin bile beni ne kadar yaraladığını.
Affetmemek kin gütmek değil ki. Güvenmemek de kin gütmek değil. Bir daha bir şey paylaşamayacağını bildiğin ve seni bir daha asla üzmesini istemediğin insanlara duvar örmek benimkisi. En kötüsüde en yakınındakilerin bile seni ve kalbini tanımadığı.

O günlerden sonra ne değişti?
Kendime verdiğim sözleri tutmayı hiç mi hiç beceremiyorum.
Ruhumda ki sızı hiç geçmiyor.
Bazen korkuyorum benimde kalbim bir gün taşlaşır mı?
Bazen sevgisizlik, bazen anılar, bazen de düşünceler çok yoruyor. İnsanları söylemiyorum. En çok da onlar.
Gidebilmeyi isterdim, şöyle sessiz sakin, deniz kenarı veya bir göl kenarına. Tam kafa dinlemelik.