Günlüğüm bakma sen benim arada filozof filozof konuştuğuma.
"Sen bir de beni bana sor..." derken tam da aklıma eskilerden şu amatör şarkı geldi:



Tabi şu an ki halet-i ruhiyemin şarkıyla alakası olmasa da aklıma gelmişken dursun burada.
Beni bana sorarsan bu aralar dediğim gibi filozoflukla hiç alakam yok tamamen duygusal ruh hali içindeyim.
Bir müzik, bir film sahnesi, bir haber, her şeye ağlayabilirim. Sağım solum belli olmaz benim.
"Neden ben böyleyim." diye kendime sormuyor da değilim.
Yalnız ne dipte, ne son da, ne de depresyondayım. Sadece duygusalım
Geçen gün Atiye'nin 2.bölümünde Elif ile babasının sarıldığı sahne, tek ağlayan ben miyimdir acaba?
Sonra sosyal medyada bir arkadaşın duygusal paylaşımı öyle hüzünlendirdi ki içim gitti. Bir gün arayla babası vefat edip, bir gün sonra doğum yaptı kız. Ben ağlamayayım da kimler ağlasın? Bunlar tabi bir kaçı.
Dedim ya bakma sen benim filozofluğuma, kendime faydam dokunmaz benim.
Biraz dengesizlik de var hani. Dibine kadar ağlar, dibine kadar gülerim biliyorsun.
“Gözyaşının bile görevi varmış, ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.” demiş Mevlana.
Heh işte tam da böyleyim.

~ ~ ~