Küçük notlar yazmayı seviyorum. Seninle eski yazdığım bir notu paylaşacağım Günlükcüm.

Sabahları dağın o buz gibi soğuğunun kırağı gibi şehrin üstüne çökmesi ile yürekleri değil de bedenleri yaz sıcaklarının üstüne epey bir üşüttüğü aşikar.

Üşümüş bir benden sonra, öğle sıcağıyla mayışmanın rehaveti üstüne bir kahve fena olmaz değil mi?
Eee o zaman bu notta fena olmaz!