Aniden gelen ve yoğun kan kaybına neden olan mide kanaması hayatı tehdit ediyor.

Mide kanaması nedenleri:

Kan sulandırıcı ve romatizmal ilaçlar ve ağrı kesici ilaçlar kullanılması, düzensiz ve mide asidini artırıcı gıdalarla beslenmesi, alkol kullanımı, stresin varlığı, sigara kullanımı, yanık veya ağır travmaların geçirilmesi, yoğun bakımda herhangi bir sebeple tedavi edilmesi ve yaşın ilerlemesi mide kanamasını tetikleyen faktörler arasında gösteriliyor.

Midede yoğun kanama olur, müdahalede de geç kalınırsa hasta kaybedilebilir.

Başlıca belirtisi :

1-Baş dönmesi.

2-Göz kararması.

3-Ayakta zor durma.

4-Halsizlik.

5-Bayılma ve şok.

Ayrıca dışkının siyahlaşması, koyulaşmasıdır. Bu belirtilerin yanı sıra mide kanaması geçiren kişi kendini dermansız hisseder.

Koyu renkli ve katrana benzeyen dışkı mide kanamasının en sık görülen belirtilerinden birisidir.

Bazen kişi midesinde kanama olduğunu aklına getiremez. Yakınları bu şikayetleri görür ve onu hastaneye getirirler.

Hastaneye gelen hastaların tansiyon ölçümleri düşük, nabızları ise yüksek çıkar, kan takviyesi yapılır. Damar yolu açılarak mide asitlerini baskılayıcı ilaçlar verilir.

Yakınlarınızda birisi mide kanaması geçirmişse yapmanız gereken en doğru şey onu doğruca hastaneye götürmektir. Zaman kaybı, aynı zamanda kan kaybı demek olup öldürücü olur.

Eskiden ölümcül olan mide kanaması şimdilerde sağlık kuruluşlarının yaygınlaşması ile daha az ölümcül hale gelmiştir. Hastaneye sağ salim ulaşabilen bir hasta genellikle hayatta kalabilmektedir.

Mide ağrısının da eşlik ettiği mide kanamalarında hastaya ağrısını azaltması sebebi ile ağrı kesicilerin verilmesi veya yemek yedirilmesi, süt içirilmesi mideye daha çok tahribat vereceğinden dolayı kesinlikle yapılmaması gereken bir müdahaledir. Mide kanaması kişinin hayati fonksiyonlarını oldukça kötüleştirecek bir duruma getirdiyse (halsizlik, baş dönmesi, gerçekleştiyse) kişi en kısa zamanda hastane ortamına getirilmelidir. Hafif şiddette bir kanamada ise yani kişi dışkısının renginin koyulaştığını fark ettiğinde en kısa zamanda yemek yemeyi keserek hekime başvurmalıdır.

Hasta hekime başvurduğunda ve mide kanaması şüphesi varlığında hekim öncelikle hastanın hayati fonksiyonlarını kontrol eder. Hastanın genel durumu kötü, tansiyonu düşük, nabız yüksek veya şuurda bozulmalar fark edilirse hastanın hemen damar yolu açılır. Serum ve kan nakli yapılır. Mide kanaması belirtileri kesin varsa, hastanın genel durumu toparlayıp gastro duodenoskopi yapılana kadar hastaya ayrıca damardan asit baskılayıcı ilaçlar da verilmeye başlanır. Hastanın genel durumu çok kötü değilse de hastanın ileri tetkikleri istenir ve sonuçlara göre ileri müdahaleler için planlamaları yapılır. Hastanın hayati fonksiyonları elverdiğinde ise kanamanın nedeninin araştırılması için hastaya en kısa zamanda gastro duodenoskopi işlemi yapılır. Endoskopik işlemin amacı hem kanamanın sebebini netleştirmek hem de kanamaya endoskopik tekniklerle müdahale edip tedavi etmektir.

İlaçlarla ya da endoskopik müdahalelerle kanaması durmayan hastalarda cerrahi tedaviler de nadir de olsa gerekebilir.