Gelir Vergisinin Mükellefi gerçek kişinin, en az düzeyde geçimini sağlayabilmesi için gerekli miktarın vergi dışı tutulmasıdır. Tüm gelir vergisi sistemlerinde kabul edilmiş olan bu uygulamanın en yalın gerekçesi, kişinin asgari düzeyde yaşamını devam ettirmek için gerekli gelirin vergilendirilmesi halinde bu yaşamı devam ettiremeyeceğidir. Asgari geçim indiriminin hangi esaslara göre saptanması gerektiği yoğun tartışmalara sebep olmuştur. Bu konuda ileri sürülen iddiaların hepsi değer yargılarına bağlıdır. Bazı maliyetler asgari geçim indiriminin fizyolojik asgariye bağlanması gerektiğini ileri sürmüşler, diğerleri kültürel ve yerel farklılıkların da göz önünde tutulması gerektiğini iddia etmişlerdir. Asgari geçim indirimi hususunda ileri sürülen bir başka iddia bu miktarı her toplumda bir ortalaması olabilecek medeni asgariye bağlanmasıdır. Asgari geçim indiriminin vergi toplama masraflarını azaltmak Üzere toplumun asgari düzeyde gelir sağlayan kişilerine uygulanması gerektiğini bazı maliyeciler ileri sürmüşler de bu gerekçe ile uygulanan indirim idari bir istisna saymak gerekir.

Asgari geçim indiriminin saptanması esaslarına ilişkin farklı görüşlere rağmen uygulamada götürü bir miktar ayrımsız herkesin gelirine uygulanmakta*dır. Bu miktar, asgari geçim ile her zaman uyum göstermeyebilir. Nitekim Türkiye'de yüksek hadlerde seyreden enflasyon sonucu asgari geçim indirimi tutarları aşınmaya uğramış ve uzun süreler değiştirilmemiştir. Asgari geçim indirimi tutarının Türkiye' de tayininde devletin vergi geliri ihtiyacı önemli bir rol oynamaktadır. Gelirinin yetersiz olduğu durumlarda bu tutarın artırması yoluna gidilememektedir.

Batı ülkelerinde götürü bir şekilde uygulanan asgari geçim indiriminin yanı sıra bazı kişisel giderlerin gerçek olarak indirilmesi kabul edilmiştir. Eğitim ve sağlık giderlerinin gerçek olarak indirilmesi bu alandaki olumlu bir gelişmeyi teşkil etmektedir. Ülkemizde asgari ücretin vergi dışı bırakılması, yani asgari geçim indirimi tutarına esas olması isteği eskiden beri ileri sürülmektedir. Asgari ücretin asgari geçim ile teorik olarak bir ilişkisi yoktur. Bu konudaki en uygun gelişme asgari geçim indiriminin giderek gerçek usule kaydırmasıdır. Diğer bir ifade ile batı ülkelerinde olduğu gibi götürü indirimin yanısıra bazı giderlerin gerçek olarak indirimi hem vergi adaletine hizmet edebilecek hem de gelir vergisinde oto-kontrolü destekleyebilecektir. Asgari geçim indirimi, matrahtan matrah ve vergiden vergi indirimi olarak iki usulde uygulanabilmektedir.
  • Matrahtan matrah indiriminde asgari geçim indirimi gelirden indirilir.
  • Vergiden vergi indiriminde, asgari geçim indirimi tutarına tekabül eden vergi mükellefin vergi borcundan düşülür