Döviz ve para piyasasının önemli katılımcılarından biri olan brokerlar, kendi nam ve hesaplarına pozisyon alamıyorlar. Ancak taraflar arasında ve/veya müşteriler adına işlem yapabiliyorlar. Bu nedenle aracılar işlemi yaparak, tarafları karşılıklı olarak bir araya getirmek zorundalar. Örneğin; döviz piyasasında hem alıcıyı, hem de satıcıyı eşzamanlı olarak bir araya getiriyorlar. Para piyasasında da borç almak isteyenle borç vermek isteyeni aynı zamanda buluşturmak zorundalar.

Brokerlar ve diğer banka dışı aracı kurumlar ülkelere göre farkım işlevlere sahip olabiliyorlar. Diğer aracı kurumlar ile brokerlar arasındaki temel fark, kendi nam ve hesaplarına işlem yapıp yapamamalarına dayanıyor. Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede aracı kurumlar olarak tanımlanan kesim, birincil piyasadan, yani direkt olarak arzı gerçekleştirenden finansal varlık satın alabiliyor. Özellikle devlet borçlanma senetlerinden büyük miktarda alan bu kurumlar, bunları Müşterilerine satarak ikincil piyasayı oluşturuyorlar ve/veya piyasanın önemli katılımcıları oluyorlar. Böylece piyasaların aktivitesi ve likiditesi genişliyor.