Zamanla biz mi değişiyoruz, yoksa zamanla değişen öğrendiğimiz kavramlar mı?
Aslında değişen biz değiliz, öğrendiğimiz kavramlar değiştikçe, hayatın içinde olan olaylar ve o kavramların doğruluğuyla hareket ediyoruz ve şekilleniyoruz.
Küresel bir salgın bile, bildiğimiz tüm kavramları alt üst etmedi mi?
Bildiğimiz doğruların yanlış çıkması mesela...
Tanıdığımızı, hayatımızın bir parçası olan insanların aslında bizi hiç sevmediklerini fark etmemiz... Daha doğrusu güvendiğimiz insanların, güvenimizi derinden sarsması...
Hep bu etkenler değil mi? Hayata karşı aldığımız tavrın sebebi?
Bir süre sonra öğrendiklerimizle, mantığımız kalbimizi ele geçirir ve kalbimizle değil, mantığımızla hayatı yönetmeye başlarız.
Kalbimizin merhamet duygusu bizi yine aynı yanlışları yapmaya sevk eder, mantığımız ise hep sorgular.
Yaşadıklarımızdan dolayı ördüğümüz duvarlar, aslında beynimizin kalbimizi koruma iç güdüsünden kaynaklı; acı çekmesin diye.
Çocukluğumuzda daha sevgi doluyuzdur, büyüdükçe öğreniriz ve öğrendikçe kendimizi koruma mekanizması geliştiririz.
* * *
Fakat her ne kadar şekillensek de, kalbimizin içinde ki özümüz hep oradadır. Fakat derinlerdedir. Herkese göstermeyiz onu.
Ancak bizi hisseden, o özün farkına varanlar, kalbimizde ki gerçek sevgiye erişebilirler.
Ve o sevgi öyle çocuklukta ki gibi herkese bol kepçeyle dağıtılmaz,
Sadece kıymetini bilene verilir.
Kalbimizi kıymetini bilene emanet ederiz.
Sevildiğimizde ve sevdiğimizde; kalbimizde ki saf sevgi açığa çıkar. Bu yüzden büyümüş olsak bile ruhumuz çocuk gibidir.
Sevginin etkisiyle, huzurludur, sakindir, mutludur... Ve yeniden güvende hisseder kendini.
* * *
Kalbimin bu kadar huzurlu olmasının, çocuk gibi neşeli olmasının başka sebebi olamaz...
"İçimde ki Sen"
Tek Sebebim...
❣ ❣ ❣
Zeze
Yüreğinizi güzelleştirin. Çünkü bir ömür sizinle...
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.