Bazen kendi kendime beyin fırtınası yaparken muhtemelen bir olayın çağrışım yapması sonucu kendime geçmişten bir yıl, yaş seçiyorum. Şimdi o yıla ve o yaşıma dönebilsem şunu, şunu yapardım diye sürükleyici bir roman edasıyla peşpeşe sıralı kurgular oluşturuyorum. İlla “ah şimdi çocuk olsaydım” klişesi değil bu. Bazen 21'ime gidip alttan bıraktığım derslere dövünüyorum, bazen 19'uma gidip Nâzım'ın şiiri eşliğinde gaza geliyorum. Bazen 17 olup en baştan başlayasım geliyor, sonra Cem Yılmaz'ın “Reenkarnasyon var. Senin için, yeni çıktı. Bi' şans daha! Ama maymun olarak.” esprisini hatırlayıp bu paralel evrenden gerçek dünyaya dönüyorum.

Öyle veya böyle; bana zaman makinası lazım. Bulana ya da getirene verebilecek yüz bin liram yok ancak ışınlanırken yanlış yıla da düşsek hepsinden devam etmek için planlarım hazır.