Konu
:
Şiraze'den Mektuplar
Tekil Mesaj gösterimi
Asrevya
Açık Profil bilgileri
Asrevya nickli üyeye özel mesaj gönderin
Asrevya nickli üyeye ait bütün mesajları arattır
Çavlanca B/Akış
Üyelik tarihi:
13 July 2018
Mesajlar:
6.474
Konular:
3064
Cinsiyet:
Bayan
Seslenenler:
260
Mesaj(lar)
Etiketleyenler:
45
Konu(lar)
Alınan Beğeni:
0
Verilen Beğeni:
0
İlişki Durumu:
Yok
Burç:
Akrep
Takım:
Besiktas
Rep Gücü
:
20
Cevap: Şiraze'den Mektuplar
26 July 2018
# 3
bugün mektuplarımı postalamak için çıktım sokağa; ‘kış’ dedim, ‘henüz gitmek için hazırlık yapmıyor’... yukarıya gri bir kilim sermiş gökyüzü, buzlarda çatırdıyor adımlarım... ‘kış’ dedim, ‘en az birlikte olmak istediğim, ama hep en çok karşıma çıkan’... renkli zarflarda içi boş kağıtlar ve üzerine var olup olmadığı bilinmeyen adresler... bugün mektuplarımı postalamak için çıktım sokağa; ‘çocuklar okulda’ dedim, ‘kızaklarına binip tepelerden bırakmıyorlar kendilerini’... vakit haylice erken, ben mektuplarımı postalamak için çıktım sokağa.
Ceviz ağaçlarının yapraksız dalları altında yürüdüm. ‘Kış beni hep karamsar yapar’ dedim, ‘103 numaralı dolmuş da gidiyor işte, kavşaktan şimdi döndü’... eğilip yerden metal bir para aldım. Tam önümde bana parlıyordu.
‘kumbarana koy bunu Şiraze
sen biriktirmeyi seversin’
kuru yaprakları, çakıl taşlarını, rengarenk boncukları, sinema biletlerini, elişi kağıtlarını, htıraları, acıları, gözyaşını, sorulamamış soruları ,senden kalan sesleri, yaşanamamış paylaşılmışlıkları, birlikte harcamak üzere siyah deri cüzdanında biriktirilmiş zamanları ve hüznü… ve özlemi...
bugün mektuplarımı postalamak için çıktım sokağa; ‘siyah’ dedim, ‘herkesin üzerinden akan renk’... bir mektup da ‘yaz mevisimine postalamalı’... ‘renklerini topla da gel’ demeli... Sen de sıcağı seversin Şiraze; onun sevdiği kadar hep kaynayan bir neşeyle savrulurdun hayatın içinde yön seçmeden. Ben yüzüme kondurduğum hüzünle boyardım her şeyi. Bugün mektuplarımı postalamak için çıktım sokağa; sırf bir sebep üzre evden ayrılmış olmak için belki.
lombozların gerisinden bakmak benim tüm yaptığım. Yorucu... Tüm yüz hatlarını farkettirmeden inceliyorum karşılaştıklarımın. Tanıdık değil hiçbiri. Bu yüzden belki Şiraze, tebessüm etmiyorlar. bugün mektuplarımı postalamak için çıktım sokağa; ‘her kapıya bırakmalı bir mektup’ dedim. ‘gülümseyin kendinize’ diye başlayan.
Yağmur da başladı Şiraze. Rüzgarın en delisi beni buluyor yine. O an, ‘dünyayı karış karış dolaşsam’ diyorum kendime. Gülümsüyorsun... ne de çok yakışıyor gözlerine tebessüm. Dünyayı karışlamayı unutuyorum gözlerinde. Ucu seçilmeyen bir derya uzanıyor içinde. Engininde martılar dalgalanıyor. Jonathan Livingston, ‘en yüksek uçan martı, en uzağı görendir’ derken aralarında çığlık çığlığa dolanıyor: ‘Binlerce yıldır balık kafaları kovalayıp durduk, ama şimdi bir yaşama nedenimiz var; öğrenmek, keşfetmek ve özgür olmak...’ Gülümsüyorsun yine. Ne de çok yakışıyor gözlerine tebessüm. Oysa bugün mektuplarımı postalamak için çıktım sokağa... martılar dolan gözlerinde yitiverdim.
yağmur hızlandı, rüzgar da... ‘kış’ dedim, ‘çok azimli.’ Beni hırpalamak istiyor. Hırkamın içine gömülürken mektuplarımı aldım ellerime Şiraze. ‘Onları şimdi adreslerine doğru fırlatmalıyım’ dedim. Rüzgarın önüne savurdum bir bir. Uçtular... uçtular... uçtular... bugün mektuplarımı postalamak için çıktım sokağa; ben de takıldım köşelerine. En güzeli senin hiç gitmeyeceğini bilmek Şiraze. Biz yağmur da olsa, kış da... rügar da olsa, kar da... herdem Şiraze.
şimdi adımlarım ağırlaştı, dönme zamanı
dizlerimdeki ağırlık, ‘daha fazlası çok gelecek’ diyor
çekilip kuytularıma, mum yakacağım; her ne varsa birikmiş içeride dökeceğim orta yere
yeni mektup sayfalarına döküleceğim, akacağım tepelerden tepelere
tut beni Şiraze, yoksa karanlıklara emileceğim...
yağmur düşleri ile...
Ş İ R A Z E
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.
Cevap Yaz