Bilmek, iliklerinde hissetmek, kesin yargılarla bilmek kabullenmeyi kolaylaştırmaz...hayatın tüm tatlarını unuttuğunda bilmek arzusu, kaynar suyu kahve diye içtirir.
Ormanlar, balkonlar, geniş salonlar nefes alabilmeyi değil, alıyormuş gibi yapmayı öğretir... anlaşılmak adı altında uzun uzun konuşulanlar anlaşılmamak için verilen koca bir savaşı yansıtır... hiç kimse birden durulmaz, birden evin anahtarını içeride bırakmaz, birden şehrini terk etmez, birden kelimelerini unutmaz, birden bir insana son kez sarılmaz.
Hepimiz görünenin ardında sakladığımız kadar mutlu ve mutsuzuz. Sanılandan daha geveze ve daha neşeli... sanılandan daha huzurlu ve takıntılı...sanılandan daha sakin ve yaralı.
Telefonum çaldı... savaşım biteli parmakla sayamayacak kadar çok oldu... evet anlaşıldım. Hayır öyle bir şey değil... sanılan da sanılmayan da benim...hâlâ aynı çemberin etrafında koşmayı çok seviyorum.
İyi ki telefonum çaldı.
To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts.