Birbirimizin hayatlarına değişimiz bana her zaman büyülü gelmiştir. Çok uzun süre kalmasak da, çok uzun zamanlar paylaşmasak da, geçerken şöyle bir uğrayıp yolumuza devam etsek de, karşı tarafın sahilinde tek bir kum tanesinin yerini değiştirebilmek bile büyüleyici geliyor bana.

Üstelik kendimize giden merdiven hep başkaları'ndan geçiyor. Kendimizi “onlar” olduğu için tanıyabiliyoruz. Bencil, kıskanç, kibirli, merhametli, aşık; insanlığa dair tüm hallerimiz “bir başkası” olduğu için su yüzeyine çıkıyor.

Tüm şarkılar, şiirler bir başkası'nın yarattığı duygunun ertesinde yazılıyor; kalbe çöken dert tortusu da, mutluluk yontusu da çoğu zaman başkası. Yalnız kalmayı istemek bile"onlardan uzaklaşmak" anlamına gelmiyor mu?