Zeze Nickli Üyeden Alıntı
Her gün ömrümüzden bir gün eksiliyor.
Ve biz ne zaman son bulacağını bilmediğimiz bu ömrü nasıl yaşıyoruz?
Asıl en önemli soru bu.
Eksilen her gün yaşanıp bitiyor ve bize hatıraları kalıyor.
Arkamıza dönüp baktığımızda yada akşam kafamızı yastığa koyduğumuzda bugünü de güzel yaşadım diyebiliyor muyuz?
İşte tüm mesele bu.
Ya da hayatın rutini içinde kaybolup gidiyor muyuz?
Evet sanırım en çok bunu yapıyoruz...
Hayatın içinde ki rutinler tek engelimiz,
Günün nasıl geçtiğini anlamadan bir bakıyoruz bir gün daha eksilmiş.
Farkında değiliz geçen zamanla birlikte ömrümüzden de gittiğini...
Bilsek her anın kıymetini bilerek eksiltirdik günlerimizi.
Hayat aslında şu andan ibaret.
Evet belki yarını yok sayamayız ama gelmeden ve ne getireceğini bilmeden;
hayatımıza şekil vermeye çalışmak bugünü yaşamadan öldürmek gibi değil mi?
Bugünün kıymetini bilmeli, önce bugünün hakkını vermeliyiz.
Çünkü yarın olduğunda yine o günün hakkını vermek yerine gelecek yarınları düşünüp;
dünün yarınının kıymetini bilmeden gün yine yaşanmadan bitmeye mahkum olacak.
Bugünümüzü yarınlarımıza mahkum etmeden yaşamayı öğrenebiliriz umarım...

~ Zeze ~

Bir gün daha eksildi ömürden...
~ ~ ~
Ah yarınlar... Ne getireceğinden habersiz, ne kadar kıymetlisin.
Klişe ama bugünler zaten yarının dünü değil mi?
Her gün yarını bekliyoruz, bugünün kıymetini bilemeden.
Yaşam yarında değil, bugünde.
Ama biz hep yarınlara bağladık o umutları.
Bugünü yaşamadan!
Ne kadar acı ve büyük bir kayıp.
Takvimden her gün bir yaprak eksilirken, yaşayamadığımız her günü tarihe gömüyoruz...
Yaşasak belki, hafızamızda ölümsüzleştirecek kareler biriktirmiş olurduk.
Ama yaşayamadan, öldürüp gömüyoruz günleri...
Yarın var mıyız, yok muyuz? Sonumuzun ne olacağını bilmediğimiz bir sabahı beklemek;
Hayalleri, hayatı yarınlara bırakmak... Yaşamadan ölmek gibi!