Bugün eşyalarımı kontrol ederken oltam gözüme çarptı.
Uzun süredir balık tutmaya gitmiyordum, bilmediğim bir merada denemek istedim.
Gittiğim yerde Koreli bir adam ve çocuğu vardı.
Kendi aralarında Korece konuşuyorlardı ben selam verince Türkçe konuşmaya başladılar.
Küçük çocuk biliyor musun abi biz iki haftadır babamla buraya geliyoruz, hiç balık tutamıyoruz, sen balık tutmasını biliyor musun dedi bana.
Aslında kafamı dağıtmak için gelmiştim çocuk öyle söyleyince ona balık tutmak istedim.
Çocuğa yaklaşıp popkek verdim ve dedim ki sana bir sır veriyorum "Ben balıklara fısıldayan adamım" nerde olursam olayım balık tutarım dedim.
Çocuk bana sen beni kandırıyorsun dedi.
Bende ona bak izle dedim ve aradan beş dakika geçti büyük bir balık oltama takıldı zorla kenara getirdim.
Balığı sudan çıkarken misina parmağımı kesti o derece güçlü bir balıktı, tabi kepçesiz gelmem olayın en kötü tarafı bu kadar zor olmayacaktı.
Çocuk öyle sevindi ki babasına baba bak biz tutamıyormuşuz abi nasıl tuttu dedi.
Sonra dört büyük balık daha tuttum ve balıkları onlara verdim.
Oltayı topladım ve küçük çocuğu çağırdım al bakalım bu olta artık senin dedim.
Beni hiç yarı yolda bırakmadı, uğurlu olduğuna inanıyorum.
Umarım seni de yarı yolda bırakmaz dedim.
Arkamı döndüm gidiyordum çocuk arkamdan bana seslendi, abi bana oltanı verdin ama ben balıklara senin gibi fısıldamasını bilmiyorum ki dedi.
Yüzümde tebessüm oluşturdu ve döndüm çocuğa bir gün sende balıklara fısıldamasını öğreneceksin.
Bu oltayla balık tuttukça beni hatırla dedim.