İnsanlar ne kadar duyarsız, düşüncesiz, acımasız.

Sokak aralarında insan niye hızlı gider ki. Yavru kediciği öldürmüşler. Çöpe atılmış.
Yemek vermeye gittiğimde, bir de bana demezler mi, kedilere bakamadın öldü biri diye.
Nasıl bir patavatsızlıktır bu.
Yavru kedileri annesinden ayırıp evime alamam ya. Elimden geldiği kadar bakmaya çalıştım. Üzüleceğimi bile bile öldüğünü söylemek... Baktım, çöpteydi... Söylemeselerdi, öldü diye bilmezdim. Gözlerimle görmek canımı acıttı, içim parçalandı derler ya öyle işte.

Çok üzgünüm. Annesinin öyle üzgün bir hali vardı ki, o yemek bekleyen bakışlarının yerini, üzüntü almıştı öyle melül melül baktı bana. Yemek yemek istemedi bile, sonra ben gelmesini bekleyince, geldi. Diğer yavru da korkusundan, arabanın altından çıkamıyordu. Nasıl çıksın. Koşturdukları, oynadıkları oyun arkadaşı, kardeşi öldü.

Onların doğası bu diyorlar. Doğasını bilmem de, can o da, dikkatsizlikleriniz yüzünden onların yaşama hakkını da ellerinden alıyorsunuz.

Bende öyle kedilerle aşırı ilgilenen, görünce kafalarını okşayan biri değilim ama severim, eziyet edilmesine karşıyım. Yavrular doğduğu günden beri, onlara neler neler yaptılar. Rahatsız oluyorlar diye. Yavrular güçsüz, savunmasız, korunmasız, kendilerini koruyup kollayamıyorlar. Büyük kediler gibi refleksleri çok fazla yok. Ben minnak kedilere üzülüyorum en çok. İlk defa bizim burada doğum yaptı kedi. İlk defa bizim sokakta bir kedi doğum yaptı ve yavrulara denk geldim. Ama olmadı, sokakta sahip çıkmadı kimse.