Nereye gitsem annemin elleri benimle geldi. Seninle birkaç şehir gezdik. Seninle sen orada hiç yokken çok güzel büyüdük. El ele tutuştuk gülümsedik bazen kavga ettik ama küs uyuyamadık.

Hep beyaz çarşaflarmış hep temiz hep ütülü, kalbim belki bunlara bile kırılmış. Bilirsin kalbim çünkü hızla çarpan bir kapının şiddetine bile kırılırmış. Çocukken ne kadar usluysam büyüyünce o kadar dalgalı bir kız olmuşum ama senin yüzün dalganın kırıldığı yermiş.

Dünyanın haddimi bildirdiği geceymiş senin yüzün. Sınırımın çizildiği rüyaymış. Senin yüzün benim yüzotuzdört kez katlanan kağıdımmış nasıl inkar edebilirim.

Biraz düşündüm... biraz ağladım... biraz uyudum...

Ağlamamak için kırmızı arabaları hiç saymayanlar kazansın. Ben elendim... sen kazandın..