Bence bu uzaklıkların anlamı neyse, gelecek adını verdiğimiz henüz yaşanmamış zaman da odur.

Gizem yüklü engin bir ufuk ruhumuzun karşısında uzanır. Gözümüz bu ufka dalıp gittiğinde, ruhumuzda o ufkun enginliği ne doğru süzülür.

Yüce, aydınlık bir duygu ile baş başa kalmak için tüm benliğimizi sunmaya hazır haldeyizdir. Koşarız, uçarız!

Fakat heyhat! Uzaklar yaklaşınca ve özlediğimiz yere ulaşınca görürüz ki, hiçbir şey değişmemiştir. Kendimizi yine o dar çerçeve içinde buluruz.

Bu böyle sürüp gider ve ruhumuz hep elinden kaçan mutluluğun ardından iç geçirip durur...