Hz. Ali (r.a.) şöyle der:
“Resûlullah Efendimiz, başıma bir sıkıntı geldiğinde bana şöyle demeyi öğrettiler:

لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللّٰهِ وَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

Türkçe Okunuşu:
“Lâ ilâhe illâllâhül halimül kerimü sübhanellahi ve tebarekellahû rabbül-‘arşil-‘azîm vel hamdûlillahi rabbil alemin.”

Anlamı:
«Halîm ve Kerîm olan Allah’tan başka ilâh yoktur. Yüce Arş’ın Rabbi olan Allah’ı her türlü noksan sıfatlardan tenzîh ederim, O ne yüce bir varlıktır. Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur».” (Ahmed, I, 91, 92, 94)