Bir insana hayatınızda muhteşem bir detay olduğunu hissettirdiğiniz anda en güzel insan, ve o detayları geliştiremeyip beklentiye girdiğiniz anda ise uzaklaştırılması gereken insan olur çıkarsınız. Bu hikayeden sağ çıkamayacağınızı anlamaya başlar çözümleri tekme tokat üretir gayet iyi bildiğiniz hızlandırılmış sonu getiriverirsiniz. Deneyimli iseniz yola, yolsuz ve yolcusuz devam edebilme yeteneğinizle başkalaşmaya devam edersiniz. Böyle durumları yaşamaya ve tecrübe etmeye devam ettikçe dışarıya her şey yolundaymış profili çizersiniz ama değişmez sonu da yaşamaya başlarsınız.

Her şey yolundayken birden gece yastığınızın ıslandığını fark edersiniz. Ama hiç birisi önemli değildir artık. Bu duyguları yaşıyorsanız su götürmez birçok güzel-gerçekliğiniz vardır.

Siz çok sevince canınızı vermeye bile hazırsınızdır. Size evine dönmüş hissini yaratan dostlarınız, arkadaşlarınız olur. Bolca olmuş olan hayattaki başarısızlıklarınız sebepsiz gülme krizlerine girmenize neden olur. Kimseden sizinle birlikte yanmasını beklemezsiniz ama keşke elimdeki bir bardak suyu da içmeseydi der, içlenirsiniz. Kavga edersiniz, bağırırsınız, küfür edersiniz ama sarılırsınız. Düşersiniz ve kendiniz kalkarsınız ama asla unutmazsınız. Nerede düştün, nasıl düştün, kim itti, kim tuttu, kim tutmadı, kim başını çevirdi, hiçbirini.

En son aklınıza şu gelir ‘bir ara ben de iyi ki vardım’, birilerine artık yok olsam bile hala var olduğum çok insan var ve olacak. Önemli olan kalanlardır, seninle mücadele eden bu insanlardır. Onları asla bırakmazsınız, ne pahasına olursa olsun.

Bırakamazsınız…