Bir ülkenin savunma sistemine sahip olması, özellikle Türkiye gibi hem batılı sömürgecilern, hemde doğulu despotik ve sömürgeci rejimlerin hedefinde olan bşr ülke için şart...
Bu elbette gerekli ve sonuna kadar destekliyorum...
Lakin iki temel sorun var...
Birincisi kendi savunma sanayimizi yapacak güçte ve bilişime sahipken neden bu yapaılmadı, korkuların ve tehditlerin nesen üstüne gidilmedide zamanında mühendislerin batıya Abd ve natoya peşkeşine göz yumuldu. Bu asla cevabı bulunmayacak muhattabı olmayan bir soru...

Asıl önemli olan soru şu..
Savaşları kim öıkarıyor neden... Ve savaşın lordlarından biz savunma sanayi malzemesi alıyoruz. Çok komik...

Bu topraklarda sömürü hint alt kıtasından başlar. 2 asır önce ingilizler bir fabrikayla girdiği hint akt kıtasından yerli işbirlikçiler satesinde tüm ümmet coğrafyasına yayılır kan ve göz yaşının ana atmeni olurlar.

Abul kelam azadlar, şah veliyullah dehlevilerin kıyamları karşı hareketleri bugünde olduğu gibi yerli taşeronlar tarafından bastırılır.
2. Asırdır bu topraklrda hangi savaşın musebbibi Batı yada doğu bloku değil..
Doğuuyu ümmet coğrafyasını ve afrikayı sömürerek kurdukları muazzam medenşyetlerine sözde demokrasilerine gıpta ile bakıyoruz...

Moro
Eritre
Keşmir
Çeçenistan
Hiroşima
Nakazaki
Somali
Arakan
Irak
Filistin
Bosna
Cezair
Afgançstan
Pakistan
Suriye

Vs vs bütün bu ülkelerin ve dahasının kan emicileri o muazzam demokrasi sahibi batı değil mi?

İşte öfkem buna...
Savaşın lordlarından, kan emici sünepelerden Demokrasi, adalet ve savunma sanayi ithal ediyoruz...

Ne vahim ne üzücü bir durum...