İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar, sadece yaşamak gayesi olan, öylece yaşar! Balık ise “hayalci” oluşuyla, yaşamını lunaparka çevirir; atlıkarıncalarda seyahat eder, balerin eteklerinde döne döne yaşar! Sınırsız düşleriyle, duvarlarını pembeye boyar, pamuklardan bulutlara bakar, bir ayıcık görür, bir ejderha! Peki ya hayatın gerçekleri ne olacak diyenin yanından derhal kanat çırpar. Elinin erdiğinin, gücünün yettiğinin dünyasına ışık olmayı iyi bilir! Olmayacak dualara el açıp zindanlarda çürümektense, balık tüketimini azaltıp, B12 rezervlerini eritir, başa geleni çekmeden unutur, yelkenini rüzgâra çevirir, yastığı başına!