Özledim

saçlarının sert kıvrımlarını özledim
uyurken gözüme yüzüme batmasını
dönerken tekme atmanı özledim
dalmışken ufak bir acıyla uyanmasını

sabah ağzının kuruluğunu öpmeyi özledim
geceden kalan o hafif kokulu pasını
gözlerini açışında beni görmeni özledim
açılır açılmaz beni suçlayan bakışını

günaydın demeden kalkışını özledim
yavaş adımlarla terliklerini giyişini
dolabın kapısını açışını özledim
neler giyeceğini özenle seçişini

mutfağın tezgahında su içişini özledim
tutarak hep aynı sarı dipli bardağını
dönüşte kumandayı alışını özledim
hep gezinip durduğun birkaç kanalını

beni göndermek istemeyişini özledim
giderken arkamdan bana bağırışını
yaptığın saçma çocuklukları özledim
kıskançlıklarını, günahımı alışlarını

kısacası ben seni çok ama çok özledim
senin olan sevgini, sevişini, sevilişini