Bazen yazmak istersin öylesine içinde gelen her şeyi.. İlmek ilmek işlemek istersin beyaz bir kağıda, elinde kalem beklersin.. Beklersin.. Beklersin.. Apansız dökülsün heceler dersin, birkaç satır ya da bir kaç çizik atarsın anlamsız saçma sapan sözcükler halinde.. İçimin dile getiremedikleri mi dersin dökülenler.. Aklımın bana oynadıkları mı? Şimdi işte o kağıt önümde susmak isterken bir yanım, karalıyor ellerim.. İçim yangın yeriyken katre katre gözyaşlarımla savuruluyor harflerim… İçine helyum gazı doldurulmuş balonları havaya bırakırmışçasına hava da uçuşan harfler, nasıl avuçlarımdan kayıp gittiyse içimden, aklımdan ve dilimden öylece boşluğa savruluyor.. Karaladığım satırlardan birinde kurduğum hiçbir cümleyi okumaksızın, hatırlattılar bana kalan cümleyi: “Ve bir gün gelecek geçecek yalancı zaman gibi savrulup gidecek her giden gibi sözcüklerinde…” Evet, zaman geçtikçe sözcüklerimde terk etti beni, daha çok susar oldum.. Benden gidenler gibi ama olanca ağırlığıyla benim üzerimden de geçeceğini hesap edemedim, edemezdim de… Hayat denilen bu oyunda, insanlar iyi veya kötü bir rolü üstlenir ve mutlaka birbirinin hayatına dokunur. Dokunduğu zaman izler bırakır belli belirsiz, hayat sahnesinde herkes yerini alır başrol ya da yan rollerle.. Zaten hep böyle değil midir? Kendimiz başrolü oynarken ve giden gelen kişilere hayatımızda bir yan rol veririz ve nasıl olduğunu duygu ve davranışlarımızla bu sahneye yansıtırız. Hem yan rolsündür hem başrol aslında… Bazıları bu oyuna kendisini öyle kaptırır ki hayatınıza müdahale ederek duygu ve davranışlar artık sahteliği yansıtır.. Toz pembe oynadığınız oyun bir anda siyahlığa bürünür.. İşte burada bir soru aklıma takılıyor. “BEN SENİN İÇİN NASIL BİR YAN ROLÜ OYNADIM?” Bilmiyorum… Tıp ki şuanda ne yazamam gerektiğini bilmediğim gibi.. Açıkçası bilmek de gelmiyor içimden... Sadece yazmak istiyorum aslında. Süslemeden, Dikkat etmeden… Dedim ya, Bazen yazmak istersin öylesine içinde gelen her şeyi.. Sanırsın ki yazacakların sığar bir kağıda.. Akıl işte hiç insanın içi sığar mı kağıda?..
...Sara...