Tomris Açık Profil bilgileri Tomris nickli üyeye özel mesaj gönderin Tomris´nin Web Sitesini ziyaret edin Tomris nickli üyeye ait bütün mesajları arattır Üyelik tarihi: 09 December 2017 Nereden: ᴛᴙ Mesajlar: 17.940 Konular: 10832 Cinsiyet:Bayan Seslenenler: 279 Mesaj(lar) Etiketleyenler: 70 Konu(lar) Alınan Beğeni: 1 Verilen Beğeni: 0 Nereden: ᴛᴙ İlişki Durumu: Yok Burç: Basak Takım: Besiktas Rep Gücü: 46 Öneminizin ölçüsü nedir? 11 January 2018 # 1 Aradığınız kişinin size ne kadar zamanda geri döndüğü size ne kadar değer verdiğinin ölçüsüdür. Bu sıfır ila 100 arasında değişir. Birisini ararsınız, size geç değil hiç dönmezse, size verdiği değer sıfırdır. Aslında kelime kullanmadan: “Beni bir daha arama” diyor size. Aradığınız hemen veya uygun olduğu ilk an geri dönerse, size verdiği değere yüz verebilirsiniz. Tabii, bu kural iki taraflı da geçerlidir. Farkında olmayabilirsiniz. Ama sizi arayan bir kişiye ne kadar çabuk döndüğünüz onun tarafından ona verdiğiniz değerin bir ölçüsü olarak algılanacaktır. Birine kıymet verirseniz hemen ararsınız. Kendilerine hiç dönülmeyen veya makulün dışında geç dönülen kişiler genellikle bunu bir terslenme veya küçük görülme olarak algılar. Düşman kazanmanın en kolay yollarından biri budur. Düşman kazanmamak dururken kazanmak çok aptalca bir şeydir. Çünkü kimin, ne zaman, ne kadar zarar vermeye muktedir olacağı bilinmez. Kimin kime gün gelir ne kadar ihtiyacı olacağı da. En doğru davranış, mümkünse, arayan herkese, çok kısa bile olsa, geri dönmektir. Geri dönülme konusu Gazeteci olduğum ve sık sık birçok insana telefonla ulaşmaya çalıştığım için geri dönülme konusunda oldukça deneyimliyim. Bir gün, her ikimizin de daha genç olduğu yıllarda oldukça sık temas içinde olduğum ama son zamanlarda az görüştüğüm ünlü bir işadamı aradı. Merhabalaştıktan sonra sustu. Anladım ki bir şey söylememi bekliyordu. Senin için bir şey yapabilir miyim, diye sordum. “Beni aramıştın” dedi. “Sana geri dönüyorum.” Düşündüm. Aramış mıydım? Hayır, dedim. Aramadım. Bir yanlışlık olmalı. Birkaç hoş laf değiş tokuşundan sonra konuşmayı sona erdirdik. Akşama doğru aklıma geldi. Onu aramıştım. Ama dört ay kadar önce. Bana o anda konuşamayacağını çünkü kısa bir ziyaret için ABD’ye gidiyor olduğunu söylemişti. Döndükten sonra “İlk müsait olduğu zaman” beni arayacaktı. Anladım ki, müsait olmuştu. Gülmeye başladım. Adam o kadar kendi önemi ile doluydu ki dört ay beklenmeye değer sanıyordu kendini. Derim kalındır. Bu gibi olayları hiç umursamam. Bir arkadaşım yapsa kırılabileceğim davranışlar kontaklarımdan geldiğinde hemen unuturum. Değer vermediğiniz bir kişinin size değer vermemesi önemsizdir. Ama ben ne işadamıyım ne önemliyim. Eğer işadamı ve önemli iseniz veya olmak istiyorsanız önerim aranma ile arama arasındaki zaman ilişkisini iyi derecelendirmenizdir. Yazar: Metin Münir To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts. Güzel günler yakın. To view links or images in signatures your post count must be 0 or greater. You currently have 0 posts. Cevap Yaz